
Çağlayan Avukat: İstanbul Adalet Sarayı Hukuki Rehberi ve Uzman Avukatlık Hizmetleri
İstanbul, kıtaları birleştiren konumuyla sadece ticaretin ve kültürün değil, hukuki ihtilafların da merkez üssüdür. Bu yoğunluğun kalbi ise halk arasında “Çağlayan Adliyesi” olarak bilinen, Avrupa’nın en büyük adalet kompleksi olan İstanbul Adalet Sarayı’nda atmaktadır. KG Hukuk olarak hazırladığımız bu kapsamlı rehber, hem hukuki haklarını arayan vatandaşlar hem de profesyonel destek arayışındaki müvekkiller için ” Çağlayan Avukat ” perspektifiyle hazırlanmış devasa bir kaynaktır.
Bu mega rehberde; ceza yargılamasının en ince detaylarından boşanma davalarındaki stratejik hamlelere, kira hukukundaki güncel yasal sınır tartışmalarından işe iade davalarındaki süre tuzaklarına kadar her şeyi bulacaksınız. Amacımız, adliyenin karmaşık koridorlarında kaybolmadan, hukuki sürecinizi en doğru şekilde yönetmenize yardımcı olmaktır.
İçindekiler: Konuya Hızlı Erişim
- 1. Çağlayan Adliyesi: Yapısı, İşleyişi ve Ulaşım Rehberi
- 2. Ceza Hukuku: Ağır Ceza ve Asliye Ceza Süreçleri
- 3. Aile Hukuku: Boşanma, Velayet ve Mal Paylaşımı
- 4. Gayrimenkul Hukuku: Kira, Tahliye ve Tapu Davaları
- 5. İş Hukuku: İşe İade, Tazminatlar ve Mobbing
- 6. Ticaret Hukuku: Şirketler, Çek-Senet ve İflas
- 7. İcra ve İflas Hukuku: Alacak Takibi ve Haciz
- 8. Yabancılar Hukuku ve Vatandaşlık İşlemleri
- 9. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Çağlayan Adliyesi: Yapısı, İşleyişi ve Ulaşım Rehberi
Hukuki bir sürecin başarısı, sadece kanun maddelerini bilmekle değil, o davanın görüldüğü adliyenin fiziksel ve bürokratik yapısına hakim olmakla başlar. İstanbul Adalet Sarayı (Çağlayan), devasa yapısıyla kendi içinde bir şehir gibidir. Günde ortalama 40-50 bin kişinin giriş yaptığı bu binada, doğru birimlere hızlı ulaşmak hayati önem taşır.
Konum ve Görev Alanı
Adliye, Kağıthane ilçesi sınırlarında yer alsa da yargı çevresi çok daha geniştir. Şişli, Beşiktaş, Fatih, Eyüpsultan, Sarıyer, Beyoğlu ve Zeytinburnu (kısmen) ilçelerindeki polis merkezlerine yansıyan olayların savcılık soruşturmaları burada yürütülür. Ayrıca İstanbul’un finans merkezlerinin (Levent, Maslak, Mecidiyeköy) bu bölgede olması, ticari davaların hacmini artırmaktadır.
Bloklar ve Mahkeme Dağılımları (Teknik Rehber)
Bir Çağlayan avukatı için zaman en değerli sermayedir. Adliye bloklara ayrılmıştır ve her bloğun işlevi farklıdır. Müvekkillerimizin duruşma günlerinde panik yaşamaması için şu haritayı zihinlerinde tutmaları gerekir:
- A Blok: Genellikle Savcılık birimleri (Müracaat, Hazırlık Büroları) ve bazı Ceza Mahkemeleri burada yer alır. İlk şikayet başvuruları genellikle bu bloktaki müracaat savcılığından yapılır.
- C Blok: Adliyenin en yoğun bloğudur. Giriş katında devasa bir Atrium (Meydan) bulunur. Asliye Hukuk, Aile Mahkemeleri ve İş Mahkemeleri genellikle C ve D blok akslarında dağılmıştır.
- B Blok: Ağır Ceza Mahkemeleri’nin yoğun olduğu bloktur. Güvenlik önlemlerinin en üst seviyede olduğu, tutuklu sanık girişlerinin yapıldığı özel koridorlara sahiptir.
Çağlayan Avukat İpucu: Duruşma salonları sık sık değişebilmektedir. Çağlayan Adliyesi’ne gitmeden önce mutlaka UYAP Vatandaş Portal üzerinden veya avukatınız aracılığıyla duruşma salon numaranızı teyit ediniz. “C Blok 1. Kat” denilen bir yer, binanın büyüklüğü nedeniyle girişten 15 dakika yürüme mesafesinde olabilir.
Ulaşım ve Otopark Sorunsalı
İstanbul trafiğinde Çağlayan’a ulaşmak stratejik planlama gerektirir. Özel araçla geliyorsanız, adliyenin ziyaretçi otoparkı mevcuttur ancak sabah 08:30 itibarıyla tamamen dolmaktadır. Çevredeki özel otoparklar ise fahiş fiyatlı olabilmektedir. Bu nedenle müvekkillerimize önerimiz;
- Metrobüs: En garanti yoldur. “Çağlayan” durağında inip üst geçitten doğrudan adliyenin C kapısı (ana giriş) önündeki meydana bağlanabilirsiniz.
- Metro (M7): Mecidiyeköy-Mahmutbey hattındaki “Çağlayan” istasyonu, adliyenin tam karşısındadır. Meydan çıkışını kullanarak 2 dakikada güvenliğe ulaşabilirsiniz.
- Taksi/Araç: Eğer araçla gelecekseniz, E-5 yan yolu üzerindeki yoğunluğu hesaba katarak duruşma saatinizden en az 45 dakika önce bölgede olmalısınız.
Adliye İçindeki Önemli Birimler
Adliye içinde işlerinizi hallederken ihtiyacınız olacak noktalar şunlardır:
- Baro Odaları: Her katta avukatların cübbe giymesi, dilekçe yazması ve dinlenmesi için İstanbul Barosu’na ait odalar vardır. Avukatınızla buluşacaksanız genellikle bu noktalar tercih edilir.
- Vezne ve Bankalar: Harç ödemeleri, gider avansları için PTT ve banka şubeleri zemin katta ve -1. katta (yemekhane katı) yoğunlaşmıştır.
- Kısıtlı Alanlar: Mahkeme kalemlerinin içine girmek (yazı işleri müdürü odası hariç) genellikle yasaktır. İşlemler banko üzerinden yapılır.
2. Ceza Hukuku: Ağır Ceza ve Asliye Ceza Süreçlerinde Çağlayan Avukat
Ceza hukuku, devletin yaptırım gücünü en sert şekilde hissettirdiği, kişi özgürlüğünün ve geleceğinin söz konusu olduğu en kritik hukuk dalıdır. İstanbul Adalet Sarayı (Çağlayan), Türkiye’nin en kapsamlı ceza yargılamalarının yapıldığı merkezdir. Basına yansıyan organize suç örgütü davaları, cinayet dosyaları veya büyük çaplı dolandırıcılık operasyonlarının yargılamaları burada görülür. Bir Çağlayan Ceza Avukatı ile çalışmak, bu zorlu süreçte usul hatalarına kurban gitmemek adına hayati önem taşır.
Ağır Ceza Mahkemeleri: Zorlu Yargılamalar
Ağır Ceza Mahkemeleri, kanunda öngörülen ceza üst sınırının 10 yıldan fazla olduğu suçlara bakar. Çağlayan Adliyesi’nde onlarca Ağır Ceza Mahkemesi bulunur ve bu mahkemelerin işleyişi Asliye Ceza’dan çok daha farklıdır.
- Heyet Yapısı: Duruşmalar bir başkan ve iki üye hakimden oluşan heyetle görülür. Savcı da kürsüde yerini alır. Kararlar oy birliği veya oy çokluğu ile alınır.
- Görev Alanı: Kasten öldürme (TCK 81-82), Uyuşturucu madde imal ve ticareti (TCK 188), Yağma (Gasp), İrtikap, Zimmet, Rüşvet, Resmi Belgede Sahtecilik ve Anayasal Düzene Karşı Suçlar bu mahkemenin konusudur.
- Duruşma Atmosferi: Ağır ceza duruşmaları gergin geçer. Sanığın çapraz sorguya tutulması, tanıkların heyet huzurunda dinlenmesi ve delillerin tartışılması saatler sürebilir. Çağlayan Avukat olarak ağır ceza dosyalarında, müvekkilimizin duruşma psikolojisine hazırlanmasını en az hukuki savunma kadar önemsiyoruz.
Asliye Ceza Mahkemeleri ve Sık Görülen Davalar
Ağır Ceza’nın görev alanına girmeyen diğer tüm suçlar Asliye Ceza Mahkemeleri’nde görülür. Tek hakimle yönetilen bu mahkemelerde iş yükü çok fazladır. Çağlayan’da bir Asliye Ceza hakimi günde ortalama 20-30 dosyaya bakabilmektedir.
En Sık Karşılaşılan Suç Tipleri:
- Kasten Yaralama (TCK 86): Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir (BTM) yaralamalar veya kemik kırığı oluşan vakalar.
- Tehdit ve Hakaret (TCK 106, 125): Genellikle SMS, WhatsApp veya sosyal medya üzerinden işlenen suçlar.
- Hırsızlık (TCK 141): Market hırsızlığından, evden hırsızlığa kadar geniş bir yelpaze.
- Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma (TCK 179): Alkollü araç kullanma sonucu açılan davalar.
Soruşturma Evresi: İlk 24 Saat Neden Çok Önemli?
Bir ceza dosyasının kaderi, mahkeme salonundan önce karakolda ve savcılıkta çizilir. “Gözaltı” işlemiyle başlayan süreçte yapılan hataların telafisi zordur.
Çağlayan Avukat Uyarısı: Kolluk kuvvetlerinde (Polis/Jandarma) veya Savcılıkta vereceğiniz ilk ifade, davanın omurgasını oluşturur. “Susma hakkı”nı kullanmak veya avukatınız gelmeden ifade vermemek yasal hakkınızdır. Baskı altında veya yorgunken verilen yanlış bir beyan, beraat edecek bir dosyada mahkumiyete yol açabilir.
Çağlayan Adliyesi’nde “Müracaat Savcılığı”na getirilen şüpheli, savcı tarafından sorgulanır. Savcı, delil durumuna göre kişiyi serbest bırakabilir, Adli Kontrol şartıyla mahkemeye sevk edebilir veya tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği‘ne gönderebilir.
Tutuklama Kararına İtiraz ve Sulh Ceza Hakimliği
Tutuklama bir ceza değil, tedbirdir. Ancak Türkiye uygulamasında sıklıkla cezaya dönüşmektedir. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen tutuklama kararına karşı 7 gün içinde itiraz edilmelidir. Çağlayan’da tutuklamaya itiraz dilekçesi, basmakalıp cümlelerle değil; somut delillere (sabit ikametgah, kaçma şüphesinin yokluğu, delillerin toplanmış olması) dayandırılarak yazılmalıdır.
Özel Suç Tipleri ve Savunma Stratejilerinde Çağlayan Avukat Hizmeti
1. Uyuşturucu Madde Ticareti ve Kullanımı (TCK 188 – 191)
Bu suç tipi, cezai yaptırımları en ağır olan ve Yargıtay kararlarının en sık değiştiği alandır. Bir kişinin cebinde uyuşturucu yakalanması onu doğrudan “satıcı” yapmaz. Ancak Yargıtay kriterlerine göre; yakalanan maddenin miktarı, çeşitliliği, paketlenme şekli (küçük fişekler halinde olması) ve evde hassas terazi bulunması “Ticaret” (TCK 188) suçuna karine teşkil eder. Kullanıcı olmak (TCK 191) ile Satıcı olmak (TCK 188) arasında en az 10 yıllık bir ceza farkı vardır. Savunma stratejisi bu ayrım üzerine kurulmalıdır.
2. Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar (TCK 102 – 105)
Cinsel saldırı ve istismar suçlarında genellikle tanık veya kamera kaydı bulunmaz. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre “Mağdurun samimi ve tutarlı beyanı” esas alınır. Ancak bu, iftira riskini de beraberinde getirir. Çağlayan’daki yargılamalarda; mağdur ile sanık arasında geçmişe dayalı husumet olup olmadığı, beyanlar arasındaki çelişkiler ve Adli Tıp raporları davanın seyrini değiştirir.
3. Bilişim Suçları ve Dolandırıcılık
Son yıllarda Çağlayan Adliyesi’nde en çok artış gösteren dosya türüdür. Kredi kartı kopyalama, phishing (oltalama) siteleri veya sosyal medya üzerinden dolandırıcılık suçları “Nitelikli Dolandırıcılık” kapsamında Ağır Ceza’da yargılanır. Dijital delillerin (IP adresleri, Log kayıtları) uzman bilirkişilerce incelenmesi, suçsuzluğun ispatı için şarttır.
İnfaz Hukuku: “Yatarı Ne Kadar?”
Müvekkillerin en çok sorduğu soru “Ceza aldım, kaç yıl yatarım?” sorusudur. Türk hukukunda verilen hapis cezası ile cezaevinde geçirilen süre aynı değildir. Suçun türüne (Terör, Adli suç, Mükerrer suç), işlendiği tarihe ve sanığın yaşına göre “İnfaz Rejimi” değişir.
- Denetimli Serbestlik: Koşullu salıverilme tarihine belirli bir süre kala (genellikle 1 yıl, bazı düzenlemelerde 3 yıl) hükümlünün cezaevi dışına çıkarılmasıdır.
- Tekerrür (Mükerrir): Kişinin daha önce işlediği bir suçtan dolayı kesinleşmiş cezası varken yeni bir suç işlemesi halidir. Mükerrirler için infaz oranları daha yüksektir ve denetimli serbestlik şartları daha ağırdır.
3. Aile Hukuku: Boşanma, Velayet ve Mal Paylaşımı Davalarında Çağlayan Avukat
Aile hukuku, toplumun en küçük birimi olan aileyi ilgilendirdiği için mahkemelerin en hassas davrandığı, hakimin takdir yetkisinin en geniş olduğu alandır. İstanbul’daki boşanma oranlarının yüksekliği, Çağlayan Adliyesi Aile Mahkemeleri’nde (genellikle C Blok’ta yer alırlar) ciddi bir dosya yığılmasına neden olmaktadır. Bir boşanma davası sadece “evliliği bitirmek” değildir; çocukların geleceği, eşlerin ekonomik sürdürülebilirliği ve yılların birikimi olan malvarlığının paylaşımı gibi üç ayrı sacayağı üzerine kuruludur.
Çağlayan Avukat olarak, boşanma sürecini sadece hukuki bir prosedür olarak değil, müvekkilin psikolojik ve ekonomik geleceğini inşa eden bir süreç olarak yönetiyoruz. İşte Çağlayan Adliyesi pratiğinde Aile Hukuku’nun tüm teknik detayları:
Boşanma Sebepleri ve Dava Türleri
Türk Medeni Kanunu (TMK), boşanma sebeplerini “Özel” ve “Genel” olmak üzere ikiye ayırır. Davayı hangi sebebe dayandırarak açtığınız, ispat yükümlülüğünüzü ve davanın sonucunu tamamen değiştirir.
1. Özel Boşanma Sebepleri (İspatı Zordur ama Sonucu Kesindir)
- Zina (TMK 161): Eşlerden birinin sadakatsizliğidir. Ancak her aldatma “zina” sayılmaz. Cinsel birlikteliğin gerçekleştiğinin ispatı gerekir. Zina nedeniyle boşanmada, kusurlu eşin “Mal Paylaşımı”ndaki payı (Artık Değer) hakim kararıyla azaltılabilir veya tamamen kaldırılabilir. Bu çok kritik bir detaydır.
- Hayata Kast ve Pek Kötü Muamele (TMK 162): Eşe karşı canına kastetmek veya onur kırıcı ağır davranışlarda bulunmak.
- Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme (TMK 163): Eşin yüz kızartıcı bir suç işlemesi.
- Terk (TMK 164): Eşin evi terk etmesi üzerinden en az 6 ay geçmesi ve usulüne uygun “Eve Dön İhtarı” çekilmesi şarttır.
- Akıl Hastalığı (TMK 165): Tedavisinin mümkün olmadığının sağlık kurulu raporuyla tespiti gerekir.
2. Genel Boşanma Sebebi: Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması (TMK 166)
Halk arasında “Şiddetli Geçimsizlik” olarak bilinir. Davaların %90’ı bu maddeye dayalı açılır. Eşler arasında sevgi ve saygının bitmesi, fikri uyuşmazlıklar, cinsel uyumsuzluk, ailesel müdahaleler (kayınvalide/kayınpeder sorunları), ekonomik şiddet (eve bakmama) bu kapsamdadır.
Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl İlerler?
Eşler boşanma veya fer’ileri (nafaka, tazminat, velayet) konusunda anlaşamıyorsa dava “Çekişmeli” olarak görülür. Çağlayan Adliyesi’nde ortalama bir çekişmeli boşanma davası, istinaf ve Yargıtay süreçleri hariç 1.5 – 3 yıl sürebilmektedir.
Süreç Adımları:
- Dilekçeler Aşaması: Dava dilekçesi, Cevap dilekçesi, Cevaba Cevap ve İkinci Cevap olmak üzere karşılıklı 4 dilekçe sunulur. İddialar ve deliller bu aşamada sabitlenir. Sonradan delil sunulamaz (İddia ve Savunmanın Genişletilmesi Yasağı).
- Ön İnceleme Duruşması: Hakim tarafları sulhe davet eder, uyuşmazlık konularını belirler.
- Tahkikat (Araştırma): Tanıklar dinlenir, bilirkişi raporları alınır, ekonomik durum araştırması yapılır, pedagog görüşmeleri tamamlanır.
- Sözlü Yargılama ve Karar: Hakim dosyadaki tüm verilere göre boşanmaya ve yan sonuçlarına hükmeder.
Anlaşmalı Boşanma: Hızlı ve Pratik Çözüm
Evlilik birliği en az 1 yıl sürmüşse ve eşler her konuda anlaşıyorsa, tek celsede boşanmak mümkündür. Çağlayan’da anlaşmalı boşanma duruşmaları genellikle sabah saatlerinde yapılır ve 5-10 dakika sürer. Ancak buradaki en büyük risk, hazırlanan “Anlaşmalı Boşanma Protokolü’ndeki eksikliklerdir.
Protokolde “Mal paylaşımı konusunda haklarımız saklıdır” denilmezse veya “Tüm haklarımdan feragat ediyorum” yazılırsa, boşandıktan sonra bir daha mal davası veya tazminat davası açılamaz.
Çağlayan Avukat olarak, müvekkillerimizin gelecekte mağdur olmaması için protokolleri kelime kelime analiz ederek hazırlıyoruz.
En Karmaşık Konu: Mal Rejimi ve Mal Paylaşımı (Tasfiye)
Boşanma davası kesinleştikten sonra (veya dava ile birlikte talep edilerek tefrik edilmesi suretiyle), mal paylaşımı süreci başlar. 2002 sonrası evliliklerde yasal rejim “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi’dir. Bu şu anlama gelir: Evlilik birliği içerisinde edinilen (miras ve bağış hariç) tüm mallar ortaktır ve yarı yarıya paylaşılır.
- Artık Değer: Eşin edindiği malın değerinden, o malın borçları düşüldükten sonra kalan kısımdır. Diğer eşin bu değer üzerinde %50 hakkı vardır.
- Katkı Payı Alacağı: 2002 öncesi evliliklerde veya eşin kişisel malıyla (örneğin babasından kalan parayla) diğer eşin mal almasına yardım etmesi durumunda talep edilen haktır.
- Aile Konutu Şerhi: Boşanma süreci başlamadan veya başladıktan hemen sonra, eşlerin oturduğu eve Tapu Müdürlüğü’nden “Aile Konutu Şerhi” koydurmak çok önemlidir. Bu şerh, tapu sahibi eşin evi diğer eşten habersiz satmasını engeller.
Velayet ve Nafaka Türleri
Çağlayan Aile Mahkemeleri’nde velayet kararı verilirken “Çocuğun Üstün Yararı” ilkesi gözetilir. Çocuğun yaşı (anne bakımına muhtaçlık), eğitim durumu, alıştığı çevre ve pedagog raporu belirleyicidir. Son yıllarda “Ortak Velayet” uygulaması da artmıştır.
Nafaka Çeşitleri:
- Tedbir Nafakası: Dava açılır açılmaz, boşanma kesinleşinceye kadar eşin ve çocuğun geçimi için bağlanan geçici nafakadır.
- İştirak Nafakası: Boşanma sonrası çocuğun bakımı için velayeti almayan eşin ödediği nafakadır. Çocuk 18 yaşına gelene kadar sürer.
- Yoksulluk Nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eşe (daha ağır kusurlu olmamak şartıyla) bağlanan nafakadır. Süresiz olabilir.
Ziynet Eşyaları (Düğün Takıları) Davası
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; düğünde kime takılırsa takılsın (erkeğe veya kadına), ziynet eşyaları (çeyrek altın, bilezik, takı setleri vb.) kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malıdır. Boşanma durumunda erkek bu takıları kadına iade etmek zorundadır. Eğer takılar bozdurulduysa (ev alındıysa, borç ödendiyse), o günkü değerleri üzerinden nakit olarak kadına ödenmelidir. Bu alacağın ispatı için düğün videoları ve fotoğrafları bilirkişi tarafından incelenir.
6284 Sayılı Kanun ve Uzaklaştırma Kararı
Aile içi şiddetin önlenmesi amacıyla, fiziksel şiddet olmasa dahi (psikolojik şiddet, hakaret, tehdit), mağdur eş Nöbetçi Aile Mahkemesi’ne başvurarak koruma tedbiri aldırabilir. Bu tedbirler; evden uzaklaştırma, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme, işyerine yaklaşmama gibi kararları kapsar. Delil veya harç aranmaksızın ivedilikle verilir.
4. Gayrimenkul Hukuku: Kira, Tahliye ve Tapu Davaları
Gayrimenkul, Türkiye’de en önemli yatırım aracıdır; ancak hukuki ihtilafların da en çetin yaşandığı alandır. Özellikle İstanbul gibi metropollerde gayrimenkul fiyatlarındaki ve kiralardaki fahiş artışlar, ev sahibi-kiracı ilişkilerini geri dönülmez bir noktaya taşımıştır. Çağlayan Adliyesi’nde Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin iş yükünün %70’ini kira davaları oluşturmaktadır. KG Hukuk olarak, hem mülk sahiplerinin haklarını koruyan hem de kiracıların mağduriyetini önleyen stratejik hukuki çözümler sunuyoruz.
Kira Hukuku ve Güncel Tahliye Sebepleri
Türk Borçlar Kanunu (TBK), kiracıyı koruyan bir yapıdadır. “Sözleşme bitti, evimden çık” demek hukukumuzda mümkün değildir. Tahliye için kanunda sayılan sınırlı sebeplerden birinin varlığı şarttır.
1. Tahliye Taahhütnamesi İle Tahliye (En Hızlı Yöntem)
Mülk sahiplerinin elindeki en güçlü koz, geçerli bir “Yazılı Tahliye Taahhütnamesi’dir. Ancak Çağlayan İcra Daireleri ve Sulh Hukuk Mahkemeleri uygulamasında bu belgenin geçerliliği sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır:
- Yazılı Olma Şartı: Taahhüt mutlaka yazılı olmalıdır (Noterden olması ispat kolaylığı sağlar ama şart değildir).
- Tarih Kriteri: Taahhütnamenin düzenlenme tarihi, kira sözleşmesiyle aynı tarih olamaz. Sözleşme yapılıp, anahtar teslim edildikten makul bir süre sonra (Yargıtay kararlarına göre en az 15 gün – 1 ay sonra) imzalanmış olmalıdır. Kira kontratı ile aynı gün imzalanan taahhütnameler “baskı altında alındığı” gerekçesiyle geçersiz sayılabilir.
- Süreç: Taahhüt edilen tarihte kiracı çıkmazsa, 1 ay içinde icra takibi başlatılmalı veya dava açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir.
2. İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası
Ev sahibinin kendisinin, eşinin, altsoyunun (çocuk/torun) veya üstsoyunun (anne/baba) konut veya işyeri ihtiyacı varsa tahliye davası açılabilir. Ancak mahkemeler burada ihtiyacın “Gerçek, Samimi ve Zorunlu” olmasını arar. “Oğlum gelecek” deyip kiracıyı çıkardıktan sonra ev başkasına daha yüksek fiyattan kiraya verilirse, eski kiracının 1 yıllık kira bedeli tutarında tazminat talep etme hakkı doğar. Ayrıca ev sahibi, haklı sebep olmaksızın mülkü 3 yıl boyunca başkasına kiraya veremez.
3. Kira Bedelinin Tespiti Davası (5 Yıl Şartı)
Kirada 5 yılını dolduran kiracılar için “TÜFE” sınırı ortadan kalkar. Ev sahibi, “Kira Tespit Davası” açarak kiranın bölge rayiçlerine (emsal kiralara) yükseltilmesini talep edebilir. Çağlayan Adliyesi’nde görülen bu davalarda mahkeme, gayrimenkul değerleme uzmanı ve inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti atar. Heyet, evin konumuna, yaşına ve çevredeki emsal kiralara bakarak yeni kirayı belirler. Bu davada “hakkaniyet indirimi” adı altında, eski kiracı olduğu için rayiç bedelden %10-%20 arası bir indirim uygulanır.
4. 10 Yıllık Uzama Süresi Sonu Tahliyesi
Kira sözleşmesinin süresi dolduktan sonra, her yıl otomatik yenilenen uzama yılları toplamda 10 yılı bulduysa (Toplamda 11. yılın sonunda), ev sahibi hiçbir sebep göstermeksizin, sadece sürenin dolması nedeniyle kiracıyı tahliye edebilir. Ancak bunun için sözleşme bitiminden en az 3 ay önce ihtarname çekilmesi şarttır.
Zorunlu Arabuluculuk Uyarısı: Eylül 2023 itibarıyla kira davalarında (İlamsız icra yoluyla tahliye hariç) dava açmadan önce Arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiştir. Çağlayan Adliyesi Arabuluculuk Bürosu’na başvurmadan doğrudan açılan davalar, “dava şartı yokluğu” nedeniyle usulden reddedilir.
Gayrimenkul Mülkiyet Davaları
Çağlayan’daki Asliye Hukuk Mahkemeleri, mülkiyetin el değiştirdiği veya tartışmalı olduğu büyük davalara bakar.
İzale-i Şüyu (Ortaklığın Giderilmesi) Davaları
Miras kalan veya ortak satın alınan gayrimenkullerde, hissedarlar paylaşım konusunda anlaşamazsa bu dava açılır. Mahkeme önce “aynen taksim” (malın bölünmesi) mümkün mü ona bakar. Mümkün değilse (ki genellikle dairelerde mümkün olmaz), gayrimenkul açık artırma usulüyle satışa çıkarılır (Satış Memurluğu aracılığıyla). Satış bedeli payları oranında hissedarlara dağıtılır. Bu davalarda gayrimenkulün değerinin doğru tespiti için avukatınızın bilirkişi raporlarına yapacağı teknik itirazlar kritiktir.
Tapu İptal ve Tescil Davaları
Gayrimenkul hukukunun en karmaşık alanıdır. Haksız, yolsuz veya kanuna aykırı bir tescil işleminin düzeltilmesi için açılır. En sık karşılaşılan türleri:
- Muris Muvazaası (Mirasçılardan Mal Kaçırma): Miras bırakanın, sağlığında malını mirasçılardan birine veya üçüncü kişiye “satış” gibi gösterip aslında bağışlaması durumudur. Diğer mirasçılar bu satışın iptalini isteyebilir.
- Hata, Hile, Gabin: Yaşlı veya kandırılmış kişilerin gayrimenkullerinin ellerinden alınması durumunda açılır.
- Aile Konutu Nedeniyle Tapu İptali: Eşin rızası olmadan satılan aile konutunun tapusunun iptal edilerek eski haline getirilmesi davasıdır.
Kentsel Dönüşüm ve Hukuki Süreçler
İstanbul’un deprem gerçeği nedeniyle kentsel dönüşüm davaları büyük önem taşımaktadır. 6306 sayılı kanun kapsamında “Riskli Yapı” kararı alınan binaların yıkımı ve yeniden yapımında 2/3 çoğunluk (yeni düzenlemelerle salt çoğunluk 50+1 gündemdedir) ile karar alınır. Karara katılmayan azınlık hisselerinin satışı, müteahhit ile yapılacak “Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri’nin incelenmesi ve gecikme tazminatları, uzmanlık gerektiren konulardır. Sözleşmede “net/brüt metrekare” oyunlarına gelmemek için mutlaka teknik bir avukat desteği alınmalıdır.
5. İş Hukuku: İşe İade, Tazminatlar ve Mobbing Davaları
İstanbul’un finans ve ticaret merkezi olması, milyonlarca beyaz ve mavi yakalı çalışanın bu bölgede istihdam edilmesini sağlamaktadır. Bu durum, Çağlayan Adliyesi İş Mahkemeleri’ni (Genellikle C ve D blokların üst katlarında yer alırlar) işçi-işveren uyuşmazlıklarının merkezi haline getirmiştir. İş hukuku, şekil şartlarının çok sıkı olduğu, sürelerin kaçırılması durumunda haklı olsanız bile davanın kaybedilebileceği teknik bir alandır.
KG Hukuk olarak, iş davalarını sadece “alacak davası” olarak görmüyor; işverenin itibar yönetimi ve işçinin kariyer geleceği ekseninde bütüncül olarak ele alıyoruz.
Dava Şartı: Zorunlu Arabuluculuk
2018 yılından itibaren iş hukukunda devrim niteliğinde bir değişiklik yapıldı. Artık kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti gibi işçilik alacakları ile işe iade taleplerinde doğrudan dava açmak yasaktır. Önce Adliye içindeki Arabuluculuk Bürosu’na başvurmak zorunludur. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa, “Anlaşamama Son Tutanağı” ile dava açılabilir. Bu tutanağın aslı dava dilekçesine eklenmezse dava usulden reddedilir.
İşe İade Davaları: Kritik 1 Ay Kuralı
İş güvencesi kapsamında olan (30’dan fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az 6 aylık kıdemi olan) işçiler, geçerli bir sebep gösterilmeden işten çıkarıldıklarında “İşe İade Davası” açabilirler. Ancak burada çok katı bir hak düşürücü süre vardır:
DİKKAT: Fesih bildirimi size tebliğ edildiği tarihten itibaren (işten çıkış tarihi değil, bildirimin yapıldığı tarih esas alınabilir) 1 ay içinde arabulucuya başvurmak zorundasınız. Bu süre hak düşürücü süredir; 1 gün bile geçirilse dava reddedilir.
Mahkeme işe iade kararı verirse; işveren işçiyi ya 1 ay içinde işe başlatmak zorundadır ya da işe başlatmazsa “4 ila 8 aylık brüt ücret” tutarında işe başlatmama tazminatı ile “4 aya kadar boşta geçen süre ücretini” ödemek zorunda kalır. Çağlayan’daki mahkemeler genellikle işverenin feshin “son çare” (ultima ratio) ilkesine uyup uymadığını denetler.
Kıdem ve İhbar Tazminatı Hesaplamaları
Tazminat hesaplamaları, işçinin eline geçen net maaş üzerinden değil, yemek, yol, prim, ikramiye gibi yan hakların eklendiği “Giydirilmiş Brüt Ücret” üzerinden yapılır. Bu detay, tazminat miktarını %30-%40 oranında artırabilir.
- Kıdem Tazminatı: Aynı işyerinde en az 1 yıl çalışmış işçiye, her geçen tam yıl için 30 günlük brüt ücreti tutarında ödenir. İşveren haksız yere işten çıkarırsa veya işçi “haklı nedenle” istifa ederse ödenir.
- İhbar Tazminatı: İşten çıkarmadan önce kanuni bildirim sürelerine (2 haftadan 8 haftaya kadar) uyulmazsa ödenen tazminattır. Hem işçi hem işveren bu sürelere uymak zorundadır. Aniden istifa eden işçi de işverene ihbar tazminatı ödemek zorunda kalabilir.
İstifa Eden İşçi Tazminat Alabilir mi? (Haklı Fesih – 24. Madde)
Halk arasında “istifa eden tazminat alamaz” bilgisi kısmen yanlıştır. İş Kanunu 24. maddeye göre işçi, aşağıdaki durumlarda istifa etse bile kıdem tazminatına hak kazanır:
- Maaşın Ödenmemesi: Ücretin (veya fazla mesainin, AGİ’nin, primin) tam veya zamanında ödenmemesi. Elden ödeme yapılması ve SGK primlerinin düşük gösterilmesi de buna dahildir.
- Mobbing (Psikolojik Taciz): İşyerinde sistematik baskı, aşağılama, görev tanımı dışında işler verilmesi.
- Sağlık Sebepleri: İşin niteliğinin işçinin sağlığını bozması (Heyet raporu ile ispatlanmalı).
- Ahlak ve İyiniyet Kurallarına Aykırılık: İşverenin hakaret etmesi, sataşması.
- Kadın İşçinin Evlenmesi: Evlilik tarihinden itibaren 1 yıl içinde kıdem tazminatını alarak ayrılabilir.
- Askerlik: Muvazzaf askerlik nedeniyle ayrılma.
- Emeklilik: 15 yıl sigortalılık ve 3600 prim gününü (1999 öncesi girişliler için) dolduranlar “Kıdem Tazminatı Alabilir Yazısı” ile SGK’dan belge alıp istifa edebilir.
Mobbing Davaları ve İspat Sorunu
Çağlayan İş Mahkemeleri’nde son yılların en popüler dava türü Mobbing davalarıdır. Ancak Yargıtay, her kötü muameleyi mobbing saymamaktadır. Mobbingin varlığı için eylemin; sistematik, sürekli ve kasıtlı olması gerekir. Bir kez bağırılması mobbing değildir.
Deliller Ne Olabilir? WhatsApp yazışmaları, e-postalar, iş arkadaşı tanıklıkları, psikolojik tedavi görüldüğüne dair doktor raporları ve işyeri kamera kayıtları delil olarak sunulabilir. Ayrıca işçiye sürekli savunma yazdırılması veya anlamsız görevler verilmesi de mobbing göstergesidir.
Fazla Mesai ve UBGT (Ulusal Bayram Genel Tatil) Alacakları
Haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla mesaidir ve saat başı ücretin %50 zamlı ödenmesi gerekir. İşveren “Mesai ücreti maaşın içindedir” diyebilmek için sözleşmeye bu maddeyi koymalı ve yıllık 270 saate kadar olan mesaileri kapsamalıdır. 270 saati aşan mesailer her halükarda ödenmelidir.
İspat yükü işçidedir. Puantaj kayıtları, işyeri giriş-çıkış (kart/parmak izi) logları ve tanık beyanları ile fazla mesai ispatlanabilir. Çağlayan’da görülen davalarda, tanıkların “husumetli” (işverenle davası olan) başka işçiler olması durumunda Yargıtay beyanlara temkinli yaklaşmakta, mutlaka yan delil aramaktadır.
İş Kazası ve Maddi-Manevi Tazminat
İşyerinde veya işin yürütümü sırasında (örneğin serviste veya görevlendirme ile gidilen yerde) meydana gelen kazalar iş kazasıdır. İşveren %100 kusursuz olsa bile “Kusursuz Sorumluluk” ilkesi gereği tazminat ödemekle yükümlü olabilir. İş kazası sonucu işçide “Meslekte Kazanma Gücü Kaybı” (Maluliyet) oluşursa, aktüerya uzmanı tarafından hesaplanan ve milyonları bulabilen maddi tazminatlar söz konusu olur. Ayrıca acı ve elemin karşılığı olarak manevi tazminat da talep edilir.
Hizmet Tespit Davaları (Sigortasız Çalışma)
Sigortasız çalıştırılan veya prim günleri eksik yatırılan işçiler, “Hizmet Tespit Davası” açarak geçmişe dönük sigortalarını kazandırabilirler. Bu davada işverenle birlikte SGK da fer’i müdahil (davalı yanında) olarak yer alır. Kamu düzenine ilişkin olduğu için hakim re’sen (kendiliğinden) araştırma yapar, tanıkları emniyet marifetiyle dinletebilir. 5 yıllık hak düşürücü süreye dikkat edilmelidir (işten çıkıştan itibaren).
6. Ticaret Hukuku: Şirketler, Çek-Senet ve İflas Davaları
İstanbul, Türkiye’nin ticaret hacminin yarısından fazlasını tek başına sırtlayan bir metropoldür. Bu yoğun ticari trafik, doğal olarak uyuşmazlıkları da beraberinde getirir. Çağlayan Adliyesi’nde bulunan Asliye Ticaret Mahkemeleri, şirketler arası alacak verecek davalarından iflas ertelemeye (yerini Konkordato’ya bıraktı), haksız rekabetten genel kurul iptallerine kadar iş dünyasının kaderini belirleyen kararlara imza atar. KG Hukuk olarak, ticari hayatın “hız” ve “güven” üzerine kurulu olduğunun bilinciyle, tacir müvekkillerimize önleyici hukuk ve kriz yönetimi desteği sunuyoruz.
Ticari Alacak Davaları ve Faturaya İtiraz
Ticari hayatta en sık karşılaşılan sorun, mal veya hizmetin verilip bedelinin tahsil edilememesidir. Türk Ticaret Kanunu (TTK), tacirleri “basiretli iş insanı” olarak kabul eder ve onlara özel yükümlülükler yükler.
8 Gün Kuralı: Bir tacir, adına düzenlenen faturayı aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde itiraz etmezse, faturanın içeriğini (bedeli, malın cinsini vb.) kabul etmiş sayılır. Bu süre geçtikten sonra yapılan itirazlar mahkemede dikkate alınmayabilir. İtirazın mutlaka Noter aracılığıyla veya KEP (Kayıtlı Elektronik Posta) üzerinden yapılması ispat açısından şarttır.
Faturaya dayalı alacaklarda, eğer borçlu faturaya itiraz etmişse “İtirazın İptali Davası” açılır. Bu davada alacaklı, malı teslim ettiğini (sevk irsaliyesi, teslim tutanağı) veya hizmeti verdiğini ispatlamak zorundadır. Ticari defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması (açılış ve kapanış tasdiklerinin tam olması), davanın kazanılmasında en büyük delildir. Defterleri eksik olan tacir, haklı olsa bile davasını ispatlayamayabilir.
Çek ve Senet (Kambiyo) Hukuku
Çek ve Bono (Senet), ticari hayatın nakit akışını sağlayan en önemli ödeme araçlarıdır. Ancak ödenmemeleri durumunda özel takip usulleri devreye girer.
- Karşılıksız Çek ve Hapis Cezası: Çeki bankaya ibraz ettiğinizde karşılığı yoksa, çeke “karşılıksızdır” kaşesi vurdurulur. Bu işlemden sonra borçluya karşı hem icra takibi başlatılır hem de İcra Ceza Mahkemesi’ne şikayette bulunularak borçlunun “Çek Düzenleme ve Çek Hesabı Açma Yasağı” alması ve borcu ödemezse hapis cezası ile cezalandırılması sağlanır. Bu, tahsilat için büyük bir baskı aracıdır.
- İhtiyati Haciz (Baskın Haciz): Vadesi gelmiş bir senet veya çek ödenmediyse, alacaklı avukatı Asliye Ticaret Mahkemesi’nden “Teminat karşılığı İhtiyati Haciz” kararı alabilir. Bu karar sayesinde, borçluya henüz ödeme emri tebliğ edilmeden (mal kaçırmasını önlemek için) banka hesaplarına ve malvarlığına blokaj konulabilir.
- Menfi Tespit Davası: Borçlu, imzanın kendisine ait olmadığını veya senedin “hatır senedi” olduğunu, borcun ödendiğini iddia ediyorsa; icra takibini durdurmak veya borçlu olmadığını ispatlamak için bu davayı açar.
İflas ve Konkordato Süreçleri
Ekonomik darboğaza giren şirketler için hayati bir çıkış yolu veya sonun başlangıcıdır. Çağlayan Adliyesi, Türkiye’de en çok Konkordato kararının verildiği merkezdir.
Konkordato Nedir?
Şirketin borçlarını ödeyemez duruma gelmesi veya gelme tehlikesi altında olması halinde, mahkeme korumasına girerek borçlarını yapılandırmasıdır. Mahkeme “Geçici Mühlet” kararı verirse;
1. Şirkete karşı hiçbir icra takibi yapılamaz (6183 sayılı kamu alacakları dahil).
2. Haciz işlemleri durur.
3. Şirketin yönetimine “Konkordato Komiseri” atanır.
Bu süreçte şirket faaliyetlerine devam edip borçlarını ödemeye çalışır. Süreç sonunda alacaklıların çoğunluğu projeyi kabul ederse borçlar yapılandırılır (indirim veya vade). Aksi halde şirket iflas eder.
Şirketler Hukuku: Genel Kurul ve Ortaklıktan Çıkma
Limited ve Anonim şirketlerde ortaklar arası anlaşmazlıklar sıkça yaşanır.
Genel Kurul İptali: Kanuna, ana sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı alınan genel kurul kararları (örneğin azınlık haklarının ihlali, haksız sermaye artırımı), 3 ay içinde açılacak dava ile iptal edilebilir.
Haklı Nedenle Fesih: Şirket kâr ettiği halde kâr payı dağıtılmıyorsa, bilgi alma hakkı engelleniyorsa veya yöneticiler şirketi zarara uğratıyorsa; ortaklar mahkemeden “Şirketin Feshini” veya “Ortaklıktan Çıkma Payının (Ayrılma Akçesi) Ödenmesini” talep edebilir.
7. İcra ve İflas Hukuku: Alacak Takibi ve Haciz İşlemleri
Mahkeme kararı almak tek başına yetmez; önemli olan o kararın gereğini yerine getirmek, yani parayı tahsil etmektir. İşte burada “Devletin cebri icra gücü” devreye girer. İstanbul (Çağlayan) İcra Daireleri, dosya sayısı bakımından dünyanın en büyük icra komplekslerinden biridir. Adliyenin ek binalarında ve ana binanın alt katlarında yüzlerce icra dairesi hummalı bir çalışma yürütür.
İcra Takip Türleri
Alacağın türüne göre başlatılacak takip yolu değişir:
- İlamlı İcra: Elinizde bir mahkeme kararı (ilam) varsa başlatılır. Borçlunun itiraz hakkı (borcum yok deme hakkı) yoktur; sadece “ödedim” veya “zamanaşımına uğradı” diyebilir. İtiraz takibi durdurmaz.
- İlamsız İcra (Genel Haciz Yolu): Elinizde hiçbir belge olmasa bile (sadece alacak iddiasıyla) başlatılabilir. Ancak borçlu 7 gün içinde “Borcum yoktur” diye itiraz ederse takip durur. Alacaklı bu itirazı kaldırmak için dava açmak zorundadır.
- Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu: Çek veya senet varsa başlatılır. Çok hızlıdır. Borçlu borca itiraz etse bile (imza inkarı hariç) takip durmaz, haciz işlemleri devam eder.
Haciz İşlemleri: Neler Haczedilebilir?
Takip kesinleştikten sonra alacaklı vekili (avukat) borçlunun tüm malvarlığını sorgulayabilir ve haciz koyabilir:
- Banka Hesapları (E-Haciz): UYAP sistemi üzerinden borçlunun tüm bankalardaki hesaplarına saniyeler içinde “Bloke” konulabilir.
- Gayrimenkul ve Araç Haczi: Tapu ve Emniyet kayıtlarına şerh düşülerek satışları engellenir ve icra yoluyla satışı istenebilir.
- Maaş Haczi: Borçlunun maaşının 1/4’üne (dörtte birine) haciz konulabilir. Nafaka alacaklarında ise maaşın tamamına yakını kesilebilir.
- Ev Eşyası Haczi (Güncel Durum): Yapılan son yasal düzenlemelerle, borçlunun ve ailesinin yaşaması için “Lüzumlu” olan eşyalar (Buzdolabı, Çamaşır makinesi, Koltuk takımı, TV vb.) haczedilemez. Ancak aynı eşyadan iki tane varsa biri haczedilebilir. Altın, para, antika gibi değerli eşyalar ise her zaman haczedilebilir.
Borçlu İçin Hukuki Yollar: İmzaya ve Borca İtiraz
Eğer hakkınızda haksız bir takip başlatıldıysa süreleri kaçırmamanız hayati önem taşır.
- İmzaya İtiraz: Senetteki imza size ait değilse, ödeme emrini aldıktan sonra 5 gün içinde İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurmalısınız. İmza incelemesi yapılır. Eğer imza sizin çıkmazsa takip iptal edilir ve alacaklı %20 tazminat öder.
- Borca İtiraz: Borcu ödediyseniz veya senet zamanaşımına uğradıysa yine 5 gün içinde mahkemeye başvurulmalıdır.
Menfi Tespit ve İstirdat Davaları
Bazen borçlu, haciz baskısı altında borcu olmayan bir parayı ödemek zorunda kalabilir. Bu durumda parayı geri almak için 1 yıl içinde “İstirdat (Geri Alım) Davası” açabilir. Henüz ödememişse, borçlu olmadığının tespiti için “Menfi Tespit Davası” açarak, %115 teminat yatırıp icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesini durdurabilir.
8. Yabancılar Hukuku ve Vatandaşlık İşlemleri
İstanbul’un kozmopolit yapısı ve Türkiye’nin jeopolitik konumu, Yabancılar Hukuku’nu en aktif alanlardan biri haline getirmiştir. Çağlayan Adliyesi ve İstanbul İl Göç İdaresi ekseninde yürütülen süreçler, bürokratik prosedürlerin en yoğun olduğu işlemlerdir. KG Hukuk, yabancı müvekkillerine dil bariyerini aşarak, oturma izninden vatandaşlığa, sınırdışı (deport) işlemlerinden ticari şirket kuruluşlarına kadar geniş bir yelpazede hizmet sunar.
Yatırım Yoluyla Türk Vatandaşlığı (İstisnai Vatandaşlık)
Yabancı yatırımcıların Türkiye’de mülk edinerek veya sermaye yatırımı yaparak vatandaşlık kazanması mümkündür. Güncel mevzuata göre şartlar şöyledir:
- Gayrimenkul Yatırımı: En az 400.000 Amerikan Doları değerinde gayrimenkul satın alınması ve tapuya “3 yıl satılmama şerhi” konulması gerekir. Ekspertiz raporunun doğru alınması ve Döviz Alım Belgesi’nin (DAB) Merkez Bankası’na usulüne uygun bildirilmesi hayati önem taşır. Küçük bir hata, vatandaşlık başvurusunun reddine yol açabilir.
- Bank Mevduatı: En az 500.000 Amerikan Doları tutarındaki mevduatın Türk bankalarında 3 yıl tutulması şartıyla vatandaşlık başvurusu yapılabilir.
Deport (Sınırdışı) Kararı ve İdare Mahkemesi Süreci
Türkiye’de vize ihlali yapan, adli bir suça karışan veya hakkında “tahdit kodu” (G-87, Ç-114 vb.) konulan yabancılar hakkında sınırdışı kararı verilir ve Geri Gönderme Merkezleri’ne (GGM) alınırlar. Bu noktada zamanla yarış başlar:
Acil Müdahale Şartı: Sınırdışı kararı tebliğ edildiği andan itibaren 7 gün içinde İdare Mahkemesi’ne “Yürütmenin Durdurulması” talepli dava açılmalıdır. Dava açıldığı anda sınırdışı işlemi otomatik olarak durur. Eğer bu 7 günlük süre kaçırılırsa, yabancı kişi derhal ülkesine gönderilir. Çağlayan avukatları olarak, İstanbul İdare Mahkemeleri nezdinde (Bağcılar binası) bu davaları ivedilikle açıyoruz.
9. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Aşağıda, Çağlayan Adliyesi’ndeki hukuki süreçlerle ilgili müvekkillerimizin en sık sorduğu soruları, Google’ın önerdiği “Soru-Cevap” formatında derledik. Bu cevaplar genel bilgilendirme amaçlıdır.
Çağlayan Adliyesi’nde boşanma davası ne kadar sürer?
Boşanma davasının süresi türüne göre değişir. Anlaşmalı boşanma davaları, Çağlayan Aile Mahkemeleri’nin yoğunluğuna rağmen genellikle 1 ila 3 ay içinde (tek celsede) sonuçlanır. Ancak çekişmeli boşanma davaları; tanıkların dinlenmesi, bilirkişi raporları ve pedagog görüşmeleri nedeniyle ortalama 1.5 yıl ile 3 yıl arasında sürebilmektedir. İstinaf ve Yargıtay süreçleri bu süreyi uzatabilir.
Avukatlık vekaletnamesi nasıl çıkarılır?
Vekaletname çıkarmak için herhangi bir notere gitmeniz yeterlidir. Yanınızda nüfus cüzdanınızın (veya pasaportunuzun) olması ve avukatınızın bilgilerini (Adı Soyadı, T.C. Kimlik Numarası, Baro Sicil Numarası) notere ibraz etmeniz gerekir. Boşanma davası için “Boşanma Vekaletnamesi” (fotoğraflı olmalıdır), şirket işlemleri için “Şirket Genel Vekaletnamesi” çıkarılmalıdır. Yurtdışındaysanız, Türk Konsolosluklarından randevu alarak vekaletname çıkarabilirsiniz.
Kiracımı evden çıkarmak ne kadar sürer?
Kiracı tahliye süreleri, dayandığınız sebebe göre değişir. Elinizde geçerli bir Tahliye Taahhütnamesi varsa, icra takibi ve itiraz süreçleri dahil ortalama 6-8 ay içinde sonuç alınabilir. Ancak “İhtiyaç Nedeniyle Tahliye” veya “Kira Tespit” davaları, mahkemelerin iş yükü nedeniyle 1.5 – 2 yıl sürebilmektedir. Yeni arabuluculuk şartı, bu sürece 1 aylık bir ön aşama eklemiştir.
Avukatlık danışmanlık ücreti ne kadardır?
Avukatlık Kanunu gereği avukatların ücretsiz danışmanlık yapması yasaktır. Danışmanlık ücretleri, İstanbul Barosu’nun her yıl yayımladığı “Tavsiye Edilen En Az Ücret Tarifesi” baz alınarak, danışılan konunun niteliğine, süresine ve dosyanın incelenip incelenmeyeceğine göre belirlenir. Detaylı bilgi için KG Hukuk ile iletişime geçebilirsiniz.
Çağlayan dışında Anadolu Adliyesi veya Bakırköy Adliyesi davalarına bakıyor musunuz?
Evet. Ofisimiz Çağlayan merkezli olmakla birlikte, yetki sınırımız tüm Türkiye’yi kapsamaktadır. Özellikle Kartal (Anadolu Adliyesi), Bakırköy, Küçükçekmece ve Büyükçekmece Adliyeleri’ndeki davaları da aktif olarak takip etmekteyiz. İstanbul dışındaki şehirlerdeki duruşmalar için de hizmet vermekteyiz.
Gözaltına alındım, ne yapmalıyım?
Gözaltına alındığınızda “Susma Hakkınızı” kullanmanız en temel yasal hakkınızdır. Hiçbir belgeyi okumadan imzalamayın ve avukatınız gelmeden ifade vermeyin. Yakınınız aracılığıyla veya Baro’dan talep ederek bir avukatın karakola gelmesini sağlayın. İlk ifade, davanın temelidir ve hatalı beyanların geri dönüşü zordur.
Adli sicil kaydı (Sabıka kaydı) ne zaman silinir?
Cezanın infazı tamamlandıktan sonra Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne başvurularak kayıt “Arşiv Kaydı”na alınır. Arşiv kaydının tamamen silinmesi için ise suçun türüne göre 5 yıl, 15 yıl veya 30 yıl geçmesi ve yasaklanmış hakların geri alınması kararı (Memnu Hakların İadesi) alınması gerekir.
İş davasında şahit bulamazsam ne olur?
İş davalarında (özellikle fazla mesai ve mobbing iddialarında) tanık beyanı çok güçlü bir delildir. Şahit bulamazsanız davanızı yazılı delillerle (kamera kayıtları, banka dekontları, e-postalar, WhatsApp yazışmaları, puantaj kayıtları) ispatlamanız gerekir. Yazılı delil de yoksa “Yemin” deliline başvurulabilir ancak bu riskli bir yöntemdir.
Hukuki Haklarınız İçin Geç Kalmayın
Çağlayan Adliyesi’nin karmaşık dehlizlerinde kaybolmayın. Ceza, Boşanma, İş veya Ticaret davalarınızda; sürecin en başından en sonuna kadar profesyonel, şeffaf ve sonuç odaklı bir hukuki temsil için yanınızdayız.
Ücretsiz Ön Değerlendirme İçin İletişime Geçin
*Web sitemiz üzerinden randevu talebi oluşturabilirsiniz.
Bize Ulaşın
Çağlayan bölgesindeki etkin network ile dava ve hukuk işlerinizin en kısa sürede çözümlenebilmesi için çaba harcıyoruz. İstanbul’un tüm semtlerinde hizmet sağlıyor olsak da Çağlayan avukatlık ofisi konusu öncelediğimiz alanlardandır.
Bizimle iletişime geçip Çağlayan avukat hizmetimizden yararlanmak için hemen arayın.
İncelediğiniz Konu
Yükleniyor…

Av. Kayhan GERGÖY
- 📱 0532 064 53 36
- ☎️ 0216 606 60 36
- 📍 Maltepe / İSTANBUL
Bize danışabilirsiniz
(0216) 606 60 36
Neden KG Hukuk
Tecrübeli Avukat Kadrosu
Ödüller ve Sertifikalar
Danışan Tavsiyeleri
Ücretsiz Danışmanlık
Örnek Evrak
VEKALETNAME

29.11.2025
İSTANBUL AVUKAT
Maltepe Avukat Hizmetleri: Haklarınızı Güvenle Koruyun ⚖️
Ataşehir Avukat Çağlayan Avukat: İstanbul Adalet Sarayı Hukuki Rehberi ve Uzman Avukatlık Hizmetleri İstanbul, kıtaları…
By KG Hukuk & Danışmanlık
No Comments

01.01.2026
SİGORTA & TAZMİNAT
Araç Değer Kaybı Davası Nasıl Açılır? Başvuru, Tahkim ve Dava Süreci Rehberi
Ataşehir Avukat Çağlayan Avukat: İstanbul Adalet Sarayı Hukuki Rehberi ve Uzman Avukatlık Hizmetleri İstanbul, kıtaları…
By KG Hukuk & Danışmanlık
No Comments