Duruşmada kim nereye oturur sorusu, mahkeme kapısından içeri giren herkesin aklından geçer. Çünkü doğru yere oturmak sadece konfor sağlamaz; aynı zamanda saygı gösterir, süreci hızlandırır ve gereksiz stres yaratmaz. Üstelik oturma düzeni, ceza ve hukuk mahkemelerinde bazı pratik farklar taşır. Bu yazıda, salonun mantığını kolay bir dille anlatacağım ve “ben şimdi nereye geçeceğim?” sorusunu netleştireceğim.
Not: Salon düzeni adliyeden adliyeye değişebilir. Yine de mahkeme salonu bir “mantık” üzerine kurulur. Bu mantığı kavradığınızda, tabelaya bakarak veya mübaşire sorarak hızlıca doğru yere yönelirsiniz.
Ayrıca kurumsal bilgiler ve hizmet alanlarımız için KG Hukuk Ana Sayfa sayfasını, ceza infaz süreçleri ve tutuklu/hükümlü odaklı danışmanlık için Cezaevi Avukatı hub sayfamızı inceleyebilirsiniz.
- Duruşmada kim nereye oturur: Salonun temel mantığı
- Duruşmada kim nereye oturur: Hâkim, heyet ve kâtip
- Duruşmada kim nereye oturur: Savcı nerede yer alır?
- Duruşmada kim nereye oturur: Sanık, müşteki, davacı, davalı
- Duruşmada kim nereye oturur: Avukatın ve müdafinin yeri
- Ceza mahkemelerinde düzen: Asliye ceza ve ağır ceza
- Hukuk mahkemelerinde düzen: Davacı-davalı ve vekiller
- Aile/iş/çocuk mahkemelerinde pratik farklar
- Tanık, bilirkişi, tercüman nerede durur?
- Duruşma adabı: Ayağa kalkma, hitap ve söz alma
- SEGBİS, e-duruşma ve uzaktan katılım
- En çok sorulan senaryolar
- Sık hatalar ve hızlı kontrol listesi
- Duruşmaya hazırlık: Belgeler, strateji, iç linkler
- SSS
Duruşmada kim nereye oturur: Salonun temel mantığı
Öncelikle şunu netleştirelim: Mahkeme salonu, “karar veren makam” ile “iddia ve savunma tarafı”nı birbirinden ayırır. Bu ayrım, fiziksel düzende hemen görünür. Hâkim veya mahkeme heyeti en önde ve yüksekte oturur; böylece salonu rahatça görür ve süreci yönetir. İddia tarafı (cezada savcılık) ile savunma tarafı (sanık ve müdafii/avukat) ise daha aşağıda konumlanır.
Bununla birlikte, salonun ön tarafına yaklaşınca birkaç sabit unsur görürsünüz: kürsü (hâkim), kâtip masası, taraf masaları ve izleyici sıraları. Bazı ceza salonlarında sanık bölmesi veya güvenlik bariyeri de bulunur. Siz bu haritayı kafanızda kurarsanız, mübaşirin “davacı tarafa geçin” veya “sanık tarafı şu tarafa” yönlendirmesini anında anlarsınız.
Mahkeme salonunda “duruşma düzeni”ni hâkimin sağladığını HMK m.151’de görebilirsiniz: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (Mevzuat.gov.tr).
İpucu: Salona girince hemen öne yürümek yerine, önce 10 saniye durup kürsüyü, taraf masalarını ve mübaşirin konumunu gözünüzle işaretleyin. Sonra nazikçe “Tarafların yeri neresi?” diye sorun. Böylece yanlış yere oturmaz, gereksiz gerginlik yaşamazsınız.
Duruşmada kim nereye oturur: Hâkim, mahkeme heyeti ve kâtip
Mahkeme salonunun en belirgin noktası, hâkimin oturduğu kürsüdür. Tek hâkimli mahkemelerde bir hâkim görürsünüz; heyetli mahkemelerde başkan ve üyeler yan yana oturur. Hâkim, dosyayı yönetir; taraflara söz verir; delilleri tartışır; tutanağa geçecek noktaları belirler. Bu yüzden kürsü her zaman odak noktası olur.
Hâkimin hemen yakınında kâtip yer alır. Kâtip, duruşma tutanağını yazar ve mahkemenin kayıt düzenini canlı şekilde yürütür. Duruşmada söylediğiniz her kritik cümle, kâtibin tutanağa aktardığı ölçüde “resmiyet” kazanır. Bu nedenle kısa, net ve sıralı konuşmak size avantaj sağlar.
Hâkime ve heyete yaklaşım
Ayrıca duruşma başlarken hâkim salona girdiğinde çoğu kişi refleks olarak ayağa kalkar. Siz de kalabalığın ritmine uyarsınız. Hâkim otur dediğinde, taraflar da yerine geçer. Bu akış, “salonun düzenini ben yönetirim” mesajını taşır ve herkesin aynı çerçevede hareket etmesini sağlar.
Duruşmada kim nereye oturur: Savcı nerede yer alır?
Ceza yargılamasında savcı, kamu adına iddiayı temsil eder. Bu yüzden savcı, ceza mahkemesi salonlarında kendine ayrılmış bir yerde oturur. Genellikle hâkimin yakınında bir masa bulunur; ancak sağ-sol konumu salonun tasarımına göre değişebilir. Siz “savcı kesin şu tarafta olur” diye sabit bir kural aramak yerine, savcılık masasını tabeladan ve yerleşimden tanırsınız.
Bunun yanında savcı, her duruşmaya katılmayabilir. Örneğin bazı oturumlarda savcı gelmez; bazı dosyalarda savcının beyanı kritik rol oynar. Yine de oturma düzeni mantığı değişmez: Savcı, taraf masalarında değil; iddia makamına ayrılan bölümde yer alır. Siz de savcıyı “taraflardan biri” gibi düşünmezsiniz.
Duruşmada kim nereye oturur: Sanık, müşteki, davacı, davalı
“Taraf” dediğimizde aslında iki ayrı dünya konuşuruz: Ceza yargılaması ve hukuk yargılaması. Ceza dosyasında sanık (suç isnadı yapılan kişi) bulunur; müşteki/mağdur ve varsa katılan da yer alır. Hukuk dosyasında ise davacı ve davalı bulunur. Bu ayrım, oturma düzenini doğrudan etkiler.
Ceza salonlarında sanık çoğu zaman savunma tarafında oturur ve yanında müdafi (ceza avukatı) bulunur. Tutuklu sanık varsa, güvenlik görevlileri eşliğinde ayrılmış bölmede de durabilir. Müşteki/mağdur ve katılan ise karşı tarafta veya ayrı bir sıralamada yer alır. Mübaşir, kimliğe ve sıfatınıza göre sizi yönlendirir; siz de bu yönlendirmeyi takip edersiniz.
Hukuk salonlarında davacı ve davalı genellikle karşılıklı masalarda oturur. Eğer avukat varsa, taraflar avukatının yanında veya arkasında yer alır. Ayrıca mahkeme, kimlik kontrolünü yaparken “davacı taraf burada mı?” diye sorar. Siz doğru masada oturursanız, yoklama hızlıca tamamlanır.
Geçişi kolaylaştıran kural: “Kürsüye göre değil, dosyadaki sıfatınıza göre yer seçin.” Dosyada sanık/müşteki/davacı/davalı hangi sıfata sahipseniz, mübaşirin o sıfata ayırdığı tarafa geçersiniz.
Duruşmada kim nereye oturur: Avukatın, vekilin ve müdafinin yeri
Avukat, temsil ettiği tarafın yanında yer alır. Ceza dosyasında sanık avukatı “müdafi” sıfatıyla savunmayı yürütür; mağdur/katılan avukatı “vekil” sıfatıyla beyan verir. Hukuk dosyasında ise davacı/davalı vekili taraf masasında dosya üzerinden konuşur. Yani avukat, salonun “taraf masası” dediğimiz bölümünü aktif kullanan kişidir.
Ayrıca avukatlar için baro düzeni, yer yer ayrı sıralar yaratır. Buna rağmen pratikte temel çizgi değişmez: Avukat, müvekkiline en yakın noktayı seçer ve kürsüyle göz teması kurar. Böylece hem söz almayı kolaylaştırır hem de müvekkiline hızlıca açıklama yapar. Bu sırada siz avukatın konuşmasını bölmezsiniz; not alır, gerektiğinde kısa bilgi verirsiniz.
Duruşmada kim nereye oturur: Avukatla birlikte gelen kişi nereye geçer?
Eğer siz tarafsınız ve avukatınız duruşmaya giriyorsa, avukatınıza yakın oturursunuz. Avukatınız “sen şu sıraya geç” derse onu dinlersiniz. Çünkü avukatınız, dosyadaki sıfatınıza göre doğru yeri bilir ve stratejiye göre sizi konumlandırır. Böylece hem psikolojik hem iletişimsel olarak daha rahat bir duruşma yaşarsınız.
Ceza mahkemelerinde düzen: Asliye ceza ve ağır ceza
Ceza mahkemelerinde salon daha “kontrollü” bir yapıda olur. Çünkü mahkeme, güvenliği ve düzeni aynı anda yönetir. Asliye ceza mahkemelerinde tek hâkim sık görülür; ağır cezada ise heyet yapısı öne çıkar. Heyetli duruşmada söz sırası ve hitap daha disiplinli akar. Bu yüzden oturma düzeni de daha belirgin çizgiler taşır.
Ağır ceza salonlarında sanık bölmesi veya güvenlik bariyeri daha sık karşınıza çıkar. Tutuklu sanık, jandarma/polis eşliğinde gelir ve ayrılan alanda durur. Müdafi, sanığa yakın konumlanır ve mahkemeye dönük konuşur. Müşteki/katılan tarafı karşı kısımda yer alır; onların vekili de aynı hatta durur. Böylece mahkeme, iddia ve savunmayı net biçimde ayırır.
Ceza salonunda “duruşmada kim nereye oturur” sorusuna hızlı yanıt
Kısa özet: Hâkim/heyet önde, kâtip yanında; savcı iddia makamı masasında; sanık ve müdafi savunma tarafında; müşteki/katılan ve vekili karşı tarafta yer alır. Bununla birlikte salonun sağ-sol yönü değişebilir. Bu yüzden “savcı kesin sağdadır” gibi ezber yerine, “savcılık masası şurası” diye pratik işaret kullanın.
Hukuk mahkemelerinde düzen: Davacı-davalı ve vekiller
Hukuk mahkemelerinde oturma düzeni daha “masa temelli” akar. Davacı ve davalı, çoğu zaman ayrı masalarda karşılıklı oturur. Avukatlar da müvekkilinin yanında bulunur. Hakim, beyanları alırken kimin konuştuğunu net biçimde görür. Bu netlik, tutanağın doğru tutulmasına katkı sağlar.
Ayrıca hukuk yargılamasında delil tartışması ve usul konuşmaları sık yer alır. Bu nedenle avukatınız, dosya klasörünü masaya yayar ve kronoloji üzerinden gider. Siz ise avukatınıza kısa bilgi vererek destek olursunuz. Hakim soru sorarsa, avukatınız söz ister ve yanıtı planlar. Böylece gereksiz polemiğe girmezsiniz.
Hukuk salonunda “duruşmada kim nereye oturur” sorusunu doğru okumak
Hukuk dosyasında ana referans noktası “davacı taraf / davalı taraf” ayrımıdır. Mübaşir yoklama alırken sizi bu ayrımla çağırır. Bu yüzden kimliğinizle geldiğinizde, önce dosya numaranızı ve sıfatınızı zihninizde netleştirin. Sonra davacıysanız davacı masasına, davalıysanız davalı masasına geçin.
Aile, iş ve çocuk mahkemelerinde pratik farklar
Bazı mahkemeler, tarafların psikolojisini ve dosyanın hassasiyetini dikkate alır. Aile mahkemelerinde mahkeme, tarafları daha sakin bir akışla dinlemek ister. Bu nedenle salon düzeni “yüz yüze çatışmayı” azaltacak şekilde kurulabilir. Hakim, taraflara net sınırlar çizer ve konuşma sırasını sıkı yönetir.
İş mahkemelerinde ise dosya yoğunluğu yüksek olur. Hakim, hızlı yoklama alır; sonra delil ve beyanları sistematik şekilde toparlar. Bu yüzden siz doğru tarafta oturduğunuzda, duruşma daha seri ilerler. Ayrıca çocuk mahkemelerinde gizlilik ve korunma hassasiyeti artar. Mahkeme, çocuğun ifadesi veya beyanı için özel düzen kurabilir.
Önemli: Aile ve çocuk dosyalarında mahkeme, tarafların birbirine yaklaşmasını sınırlamak isteyebilir. Siz de bu sınırı ciddiye alın ve “ben şuraya oturayım” diye ısrar etmeyin. Mübaşirin yönlendirmesi, salon güvenliği kadar süreç sağlığı için de önem taşır.
Tanık, bilirkişi ve tercüman nerede durur?
Tanıklar genellikle izleyici sıralarında bekler, sırası gelince kürsüye yakın bir noktaya geçer. Hakim, tanığa kimlik sorar ve yemin prosedürünü yönetir. Tanık, beyan verirken taraf masasına değil, mahkemeye dönük konuşur. Böylece tanık, anlatımını doğrudan hakime iletir ve mahkeme de tutanağa net geçirir.
Bilirkişi ve tercüman da benzer bir mantıkla konumlanır. Bilirkişi raporu açıklarken mahkemeye dönük konuşur; taraflar soru sormak isterse hakim söz verir. Tercüman, çevireceği kişinin yanında durur; buna rağmen mahkemenin sesini duyacak mesafeyi korur. Ayrıca tercüman, konuşmanın akışını bozmadan çeviri yapar ve mahkemenin düzenine uyum sağlar.
Tanık beklerken taraflar ne yapar?
Tanık ifade verirken taraflar sessiz kalır ve not alır. Ardından avukatlar, hakimin izin verdiği ölçüde soru sorar. Siz doğrudan tanıkla tartışmaya girmezsiniz. Çünkü mahkeme, tanığın beyanını tartışma ortamına çevirmek istemez ve düzeni korur.
Duruşma adabı: Ayağa kalkma, hitap ve söz alma
Duruşmada doğru yere oturmak kadar doğru şekilde davranmak da önem taşır. Öncelikle, hakim salona girince çoğu kişi ayağa kalkar; siz de aynı şekilde davranırsınız. Hakim otur dediğinde yerine geçersiniz. Ardından yoklama başlar. Mahkeme adınızı söylediğinde “buradayım” diye net cevap verirsiniz.
Bununla birlikte konuşma tarzı, duruşmanın kalitesini belirler. Hakime hitap ederken “Sayın Hakim” veya heyet varsa “Sayın Başkan” dersiniz. Cümleleri kısa tutarsınız ve konu dışına çıkmazsınız. Ayrıca söz almak istediğinizde araya girmezsiniz; el kaldırır veya avukatınızdan söz istemesini beklersiniz. Böylece mahkeme sizi daha rahat dinler ve tutanağa doğru geçirir.
Pratik duruşma adabı kontrolü
- Önce dinle, sonra konuş: Hakim soru sormadan uzun anlatıma başlamazsın.
- Net ol: “Evet/Hayır” diye başla, sonra kısa gerekçe ekle.
- Sesini yükseltme: Mahkeme düzeni, sakin tonda daha iyi akar.
- Telefonu sessize al: Mahkeme bunu ciddiye alır.
- Not al: Gerginlikte unutursun; not işini kolaylaştırır.
SEGBİS, e-duruşma ve uzaktan katılım
Bazı dosyalarda sanık cezaevinden SEGBİS ile bağlanır. Bu durumda “sanık nerede oturur?” sorusu ekran ve kamera üzerinden cevap bulur. Mahkeme, ekranı kürsüye veya tarafların görebileceği bir yere yerleştirir. Avukat, sanığın beyanını rahat duyacak noktaya geçer ve gerektiğinde kısa aralarla iletişim kurar.
Ayrıca e-duruşma veya uzaktan katılım kullanılan hukuk dosyalarında da benzer bir mantık işler. Siz fiziken salonda bulunmasanız bile “konuşma sırası” ve “mahkemeye dönük ifade” kuralı devam eder. Kamera karşısında konuşurken de aynı saygı ve netlik gerekir. Geçiş kelimesiyle söyleyeyim: Yüz yüze düzen değişir; ancak yargılama disiplini aynı kalır.
Eğer dosyada cezaevi bağlantısı veya tutukluluk gibi özel bir süreç bulunuyorsa, süreç yönetimi daha da kritik hale gelir. Bu tip dosyalarda bilgilendirici içerikler için Cezaevi Avukatı sayfasına göz atabilirsiniz.
En çok sorulan senaryolar
Ceza mahkemesinde duruşmada kim nereye oturur?
Ceza mahkemesinde temel ayrım “iddia-suçlama” ile “savunma” arasındadır. Savcı iddia makamında oturur. Sanık savunma tarafında yer alır ve müdafii yanında bulunur. Müşteki/katılan tarafı karşı tarafta konumlanır. Salonun sağ-sol yönü değişebilir; siz masa tabelasına ve mübaşirin yönlendirmesine bakarsınız.
Ağır ceza duruşmasında sanık nerede oturur?
Ağır cezada güvenlik ve disiplin artar. Tutuklu sanık için mahkeme, ayrılmış bir alan kullanabilir. Sanık, o alanda durur veya oturur; müdafi de sanığa yakın noktayı seçer. Mahkeme, sanığın ifadesini alırken disiplinli bir sıra izler. Siz bu yüzden salona girince önce güvenlik görevlilerinin yönlendirmesine uyarsınız.
Hukuk davasında davacı davalı nerede oturur?
Hukuk davasında davacı ve davalı karşılıklı masalarda yer alır. Vekil varsa taraf, vekilin yanında oturur. Hakim yoklama alırken sizi sıfatınızla çağırır; siz de doğru masadan “buradayım” diye cevap verirsiniz. Böylece duruşma hızlı başlar ve usul tartışmaları net akar.
Tanık duruşmada nerede bekler?
Tanık genellikle izleyici sıralarında bekler. Mahkeme tanığı çağırınca tanık kürsüye yakın noktaya geçer ve mahkemeye dönük konuşur. Taraflar tanığı “kendi masasına” çekmez; çünkü mahkeme tanığın bağımsız anlatımını ister. Ayrıca tanık ifade verirken siz sessiz kalır, not alırsınız.
Sık hatalar ve hızlı kontrol listesi
Duruşmada yapılan hataların çoğu, aceleden çıkar. Salona girer girmez yanlış masaya oturmak, yoklamada karışıklık yaratır. Ayrıca konuşma sırasını beklemeden araya girmek, mahkemenin sizi uyarmasına yol açar. Bu tip anlar, dosyanın özünü değiştirmez; ancak psikolojik baskıyı artırır. Bu nedenle küçük kuralları ciddiye almak size ciddi rahatlık sağlar.
Bununla birlikte, oturma düzeni hatası bazen “yanlış sıfat” sorununu da gösterir. Örneğin siz kendinizi davacı sanırsınız ama dosyada davalı görünürsünüz. Mahkeme yoklamada bunu fark eder ve duruşma uzar. Bu yüzden duruşma günü dosya numaranızı ve sıfatınızı bir kağıda yazıp yanınıza alın. Sonra mübaşire kısa ve net şekilde söyleyin.
Hızlı kontrol listesi (1 dakikada)
- Dosya numaram hazır mı?
- Sıfatım net mi (sanık/müşteki/davacı/davalı/katılan)?
- Avukatım varsa nerede buluşacağız?
- Kimliğim yanımda mı?
- Telefon sessizde mi?
Duruşmaya hazırlık: Belgeler, strateji ve doğru iç linkler
Duruşma düzenini bilmek tek başına yetmez; hazırlık da gerekir. Öncelikle, kimliğinizi ve dosya evrakınızı düzenli bir dosyada taşıyın. Sonra olay kronolojisini 6-8 maddelik bir not olarak çıkarın. Avukatınız varsa bu notu ona verin ve “öncelik sırası” belirleyin. Böylece duruşmada dağılmaz, hakim sorunca net yanıt verirsiniz.
Son olarak, adliye sürecinde güvenilir bir kaynakta temel hizmet başlıklarını görmek isterseniz KG Hukuk ana sayfayı, ceza infaz ve cezaevi bağlantılı süreçler için ise Cezaevi Avukatı hub sayfasını inceleyebilirsiniz. Böylece hem hangi konuda destek alacağınızı netleştirirsiniz hem de doğru uzmanlık alanına yönelirsiniz.
Sonuç: Duruşmada doğru yer, sakin zihin
Toparlarsak: “duruşmada kim nereye oturur” sorusu, salonun mantığını anladığınızda basitleşir. Hâkim ve kâtip önde süreci yönetir; savcı iddia makamında durur; taraflar sıfatına göre ayrılan masaya geçer; avukat müvekkilinin yanında yer alır. Üstelik siz doğru yerde oturunca, yoklama hızlanır, iletişim netleşir ve stres azalır. Sonuç olarak, bu küçük hazırlık duruşma gününüzü ciddi biçimde rahatlatır.
SSS: Duruşmada oturma düzeni hakkında en çok sorulanlar
duruşmada kim nereye oturur sorusuna tek cümlelik cevap ne?
Hâkim/heyet kürsüde, kâtip yanında; savcı iddia makamında; taraflar dosyadaki sıfatına göre ayrılan masada; avukat da temsil ettiği tarafın yanında oturur.
Salonda sağ-sol karışırsa ne yapmalıyım?
Önce mübaşire sıfatını ve dosya numaranı söyle. Ardından onun yönlendirdiği tarafa geç. Ayrıca masaların önündeki tabelayı kontrol et; salon tasarımı sağ-sol yönü değiştirebilir.
Tutuklu sanık duruşmada nerede durur?
Mahkeme, güvenlik nedeniyle tutuklu sanık için ayrılmış bir alan kullanabilir. Sanık o alanda durur veya oturur. Müdafi de sanığa yakın noktayı seçer ve mahkemeye dönük savunma yapar.
Tanık nerede bekler, ne zaman konuşur?
Tanık izleyici kısmında bekler. Mahkeme çağırınca kürsüye yakın bir noktaya geçer ve mahkemeye dönük konuşur. Taraflar, hakimin izin verdiği ölçüde soru sorar.
Avukatım varsa ben nereye oturmalıyım?
Avukatının yanında otur. Avukatın stratejiye göre sana yer gösterirse onu takip et. Böylece iletişimi kolaylaştırır, duruşmada gereksiz karışıklığı önlersin.
SEGBİS bağlantısında düzen nasıl olur?
Mahkeme ekranı kürsüye veya tarafların görebileceği bir noktaya koyar. Avukat sanığın beyanını duyacak şekilde konumlanır. Söz sırası ve mahkemeye dönük konuşma kuralı aynen devam eder.
Etiketler
mahkeme salonu oturma düzeni, duruşmada kim nereye oturur, duruşma salonu düzeni, ceza mahkemesi oturma düzeni, hukuk mahkemesi davacı davalı nerede oturur, avukat duruşmada nerede oturur, tanık nerede durur, duruşma adabı
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza göre hukuki değerlendirme değişebilir.
Yükleniyor...

- 📱 0532 064 5336
- ☎️ 0216 606 60 36
- 📍 Maltepe / İSTANBUL



