Ticari hayatın sürdürülebilirliği ve bireysel alacakların tahsili noktasında Türk hukuk sisteminin en kritik mekanizmalarından biri icra takibi sürecidir. Alacaklı ile borçlu arasındaki dengenin korunması, tahsilatın devlet gücüyle ve hukuka uygun şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla kurgulanan bu sistem; İcra ve İflas Kanunu (İİK) çerçevesinde şekillenir. Bu dev rehberimizde; bir icra dosyasının açılışından tahsilat aşamasına, haciz işlemlerinden paraların paylaştırılmasına kadar sürecin tüm detaylarını, en ince ayrıntısına kadar ele alacağız.
İster ticari bir işletme sahibi olun, ister bireysel bir alacaklı; icra hukuku prosedürleri karmaşık ve süreye bağlı işlemler bütünüdür. Yapılacak en ufak bir usul hatası, haklı olduğunuz bir alacağı tahsil edememenize veya sürecin yıllarca uzamasına neden olabilir. Bu nedenle hazırladığımız bu köşe taşı (cornerstone) içerik, süreci adım adım anlamanız için rehber niteliğindedir.
İÇİNDEKİLER: İcra Takibi Rehberi
- 1. İcra Takibi Nedir? Temel Hukuki Tanımlar
- 2. İcra Takibinin Tarafları ve Ehliyet Şartları
- 3. Yetkili İcra Dairesi Neresidir? (Nerede Takip Açılır?)
-
4. İcra Takibi Türleri: Hangi Yolu Seçmelisiniz?
- a) İlamlı İcra Takibi
- b) İlamsız İcra Takibi
- c) Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu
- 5. İlamsız İcra Takibi Nasıl Başlatılır? (Adım Adım Süreç)
- 6. Ödeme Emri Nedir? Borçluya Nasıl Tebliğ Edilir?
- 7. Borca ve İmzaya İtiraz Süreçleri
- 8. İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Davaları
- 9. İlamlı İcra ve Mahkeme Kararlarının İnfazı
- 10. Çek ve Senetler İçin İcra (Kambiyo Takibi)
- 11. Haciz Aşaması: Malların Tespiti ve Muhafaza
- 12. Satış ve Paraya Çevirme İşlemleri
- 13. İcra Masrafları ve Vekalet Ücretleri Hesaplaması
- 14. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. İcra Takibi Nedir? Temel Hukuki Tanımlar
İcra takibi; borçlunun borcunu rızasıyla ödememesi durumunda, alacaklının talebi üzerine devletin yetkili organları (icra daireleri) aracılığıyla borcun zorla tahsil edilmesini sağlayan yasal süreçtir. Modern hukuk sistemlerinde kişiler, alacaklarını zor kullanarak (ihkak-ı hak) alamazlar. Bu yetki sadece devlete aittir.
İcra hukuku, sadece "para" alacaklarını kapsamaz. Aynı zamanda bir taşınmazın tahliyesi, bir çocuğun teslimi veya bir işin yapılması/yapılmaması gibi konulardaki mahkeme kararlarının yerine getirilmesi de icra takibinin konusunu oluşturur. Temel dayanağımız olan 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu, bu sürecin anayasası niteliğindedir ve tüm prosedürler bu kanuna göre yürütülür.
İcra Takibinin Amacı
İcra takibinin temel amacı, alacaklının malvarlığında meydana gelen eksilmeyi telafi etmek ve hukuk düzenine olan güveni tazelemektir. Eğer borçlular, borçlarını ödemediklerinde herhangi bir yaptırımla karşılaşmayacaklarını bilselerdi, ticari hayat durma noktasına gelirdi. Bu nedenle icra takibi, ekonominin "dişlilerinden" biridir.
2. İcra Takibinin Tarafları ve Ehliyet Şartları
Her icra dosyasında en az iki taraf bulunur. Bu tarafların hukuki statüleri, sürecin işleyişi açısından büyük önem taşır.
- Alacaklı: Bir edimin yerine getirilmesini veya bir paranın ödenmesini talep eden taraftır. Alacaklı gerçek kişi (birey) olabileceği gibi tüzel kişi (şirket, vakıf, dernek vb.) de olabilir.
- Borçlu: Alacaklıya karşı bir edimi yerine getirmekle veya bir bedeli ödemekle yükümlü olan taraftır.
- İcra Dairesi: Alacaklı ile borçlu arasında köprü vazifesi gören, takibi başlatan, ödeme emrini gönderen ve gerektiğinde haciz işlemini uygulayan devlet dairesidir.
Takip Ehliyeti: Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olan her birey, icra takibi başlatabilir veya kendisine karşı takip başlatılabilir. Ancak tüzel kişilerde (Şirketler vb.) takibi yetkili temsilciler veya vekiller (avukatlar) yürütür.
3. Yetkili İcra Dairesi Neresidir? (Nerede Takip Açılır?)
İcra takibinin "nerede" açılacağı, yani yetki kuralı, sürecin en başında belirlenmesi gereken en kritik husustur. Yanlış yerde açılan bir takip, borçlunun "yetki itirazı" ile karşılaşabilir ve dosyanın kapanmasına ya da başka bir yere taşınmasına sebep olarak zaman kaybettirebilir.
İcra dairelerinin yetkisi genel olarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki yetki kurallarına göre belirlenir, ancak İcra İflas Kanunu'nun özel hükümleri saklıdır. Temel yetki kuralları şunlardır:
- Genel Yetki (Borçlunun Yerleşim Yeri): Kural olarak ilamsız icra takiplerinde yetkili icra dairesi, borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesidir. Örneğin borçlu İstanbul Maltepe'de ikamet ediyorsa, İstanbul Anadolu İcra Daireleri yetkilidir.
- Sözleşmeden Doğan Yetki: Taraflar aralarındaki sözleşmede belirli bir yerin icra dairesini yetkili kılmışlarsa (Yetki Sözleşmesi), tacirler veya kamu tüzel kişileri arasındaki uyuşmazlıklarda bu yer dairesi de yetkili olur.
- Para ve Teminat Alacakları: Para borçlarında "götürülecek borçlar" kuralı gereği, alacaklının yerleşim yeri icra dairesi de yetkili olabilir (Borçlar Kanunu kapsamında). Ancak bu durum ilamsız takiplerde her zaman kesin değildir, genellikle borçlunun ikametgahı esas alınır.
- Kambiyo Senetlerinde Yetki: Çek veya senet üzerindeki ödeme yeri veya keşide yeri icra daireleri de yetkilidir.
4. İcra Takibi Türleri: Hangi Yolu Seçmelisiniz?
Alacağınızın niteliğine, elinizdeki belgelere ve ispat gücüne göre seçeceğiniz icra takibi türü değişecektir. Türk hukukunda üç ana takip yolu bulunur:
a) İlamlı İcra Takibi
Bu takip türü, bir mahkeme kararına (ilam) veya kanunen mahkeme kararı niteliğinde sayılan belgelere dayanır. Alacaklının elinde bir mahkeme hükmü varsa, borçlunun bu borca itiraz etme hakkı son derece sınırlıdır. İlamlı icra, en güçlü takip yoludur çünkü arkasında yargı kararı vardır.
b) İlamsız İcra Takibi (Genel Haciz Yolu)
Alacaklının elinde herhangi bir mahkeme kararı, senet veya çek olmasa bile başvurabileceği bir yoldur. Fatura, cari hesap ekstresi, adi yazılı belge veya sözlü bir borç ilişkisine dayanarak ilamsız takip başlatılabilir. Bu yöntemin en büyük riski, borçlunun ödeme emrine 7 gün içinde itiraz etmesi durumunda takibin durmasıdır.
c) Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu
Alacaklının elinde Çek, Bono (Senet) veya Poliçe gibi kambiyo senedi vasfını taşıyan bir kıymetli evrak varsa bu yola başvurulur. Bu takip türü, ilamsız takibe göre çok daha hızlıdır. Borçlunun itiraz süresi 5 gündür ve itiraz etse bile takip kendiliğinden durmaz (bazı istisnalar hariç), mahkemeden tedbir kararı alması gerekir. Ayrıca mal beyanı ve ödeme süresi 10 gündür.
Hangi yöntemin seçileceği, eldeki delil durumuna göre stratejik bir karardır. Yanlış türde açılan bir takip, alacağın tahsilini imkansız hale getirebilir.
5. İlamsız İcra Takibi Nasıl Başlatılır? (Adım Adım Süreç)
İlamsız icra takibi, alacaklının elinde bir mahkeme ilamı bulunmaksızın, doğrudan icra dairesine başvurarak başlattığı en yaygın takip türüdür. Bu sürecin başlaması için "Takip Talebi"nin doldurulması gerekir.
a) Takip Talebinin Hazırlanması
İcra dairesine sunulan takip talebinde şu bilgilerin eksiksiz yer alması zorunludur:
- Alacaklının ve Varsa Vekilinin Kimlik/Adres Bilgileri: T.C. Kimlik numarası, banka hesap bilgileri (IBAN) mutlaka belirtilmelidir.
- Borçlunun Kimlik ve Adres Bilgileri: Borçlunun tebligata yarar açık adresi hayati önem taşır. Yanlış adres, sürecin tıkanmasına neden olur.
- Alacak Tutarı ve Faizi: Türk Lirası cinsinden asıl alacak miktarı ve talep edilen faiz oranı açıkça yazılmalıdır. Dövizli alacaklarda, takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı belirtilmelidir.
- Alacağın Sebebi: Alacak bir faturaya mı, cari hesaba mı yoksa elden verilen bir borca mı dayanıyor? Bu kısım dayanak belge ile uyumlu olmalıdır.
- Takip Yolu: "Haciz yolu" veya "İflas yolu" seçeneklerinden biri işaretlenmelidir.
b) Harçların Yatırılması
Takip talebi sunulurken, başvurma harcı ve peşin harç (alacak miktarının binde 5'i oranında) ile posta giderleri icra veznesine yatırılmalıdır. Harçlar yatırılmadan dosya esas numarası almaz ve takip başlamış sayılmaz.
c) UYAP Sistemi Üzerinden Açılış
Günümüzde avukatlar, icra takiplerini fiziki olarak daireye gitmeden UYAP (Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi) üzerinden e-imza ile başlatabilmektedir. Vatandaşlar da e-devlet şifreleri ile Vatandaş Portal üzerinden takip açabilirler ancak teknik detayların fazlalığı nedeniyle bu aşamada profesyonel icra takibi ve tahsilat süreçlerinde deneyimli avukat desteği almak, usul hatalarını ve hak kayıplarını önlemek adına tavsiye edilir.
6. Ödeme Emri Nedir? Borçluya Nasıl Tebliğ Edilir?
Takip talebi icra dairesine ulaştıktan sonra, icra müdürlüğü bu talebe uygun bir "Ödeme Emri" düzenler. Ödeme emri, borçluya devletin resmi bir uyarısı niteliğindedir ve şu ihtarları içerir:
- Borcu ve takip masraflarını 7 gün içinde ödemesi gerektiği,
- Borcun tamamına veya bir kısmına itirazı varsa, yine 7 gün içinde icra dairesine bildirmesi gerektiği,
- İtiraz etmez ve ödeme yapmazsa takibin kesinleşeceği ve mallarına haciz konulabileceği,
- 7 gün içinde mal beyanında bulunması gerektiği, bulunmazsa hapis ile tazyik olunabileceği.
Tebligatın Önemi: İcra hukukunda süreler, ödeme emrinin borçluya "tebliğ edildiği" tarihten itibaren başlar. Postacı tebligatı borçlunun kendisine, aynı konutta oturan yakınına veya iş yeri çalışanına teslim ettiğinde tebliğ gerçekleşmiş sayılır. Eğer borçlu adreste bulunamazsa ve MERNİS (Nüfus) adresi mevcutsa, Tebligat Kanunu madde 21/2'ye göre muhtara bırakılan tebligat da geçerli sayılır.
7. Borca ve İmzaya İtiraz Süreçleri
İlamsız icra takibinin en kritik noktası, borçlunun itiraz hakkıdır. Borçlu, ödeme emrini aldıktan sonra 7 gün içinde icra dairesine dilekçe vererek veya sözlü beyanda bulunarak takibi durdurabilir.
a) Borca İtiraz
Borçlu; "Benim böyle bir borcum yoktur", "Borcu ödedim" veya "Borç vadesi gelmemiştir" gibi iddialarla borcun aslına veya ferilerine (faiz oranına vb.) itiraz edebilir. İlamsız takiplerde borçlunun hiçbir belge sunmadan sadece "Borca itiraz ediyorum" demesi bile takibi durdurmak için yeterlidir. Bu durumda alacaklı, elindeki belgelerle itirazı bertaraf etmek için dava açmak zorundadır.
b) İmzaya İtiraz
Eğer takip bir adi senede veya altı imzalı bir belgeye dayanıyorsa ve borçlu "Bu imza bana ait değil" diyorsa, imzaya itiraz etmiş olur. İmzaya itiraz, ayrıca ve açıkça yapılmalıdır. Sadece "Borcu kabul etmiyorum" demek, imzayı kabul etmek anlamına gelebilir; bu nedenle "Altındaki imza benim değildir" şeklinde net bir ifade kullanılmalıdır.
c) Yetkiye İtiraz
Borçlu, takibin açıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğunu (örneğin İstanbul'da otururken Ankara'da takip açıldığını) düşünüyorsa, yetkiye de 7 gün içinde itiraz etmelidir. Yetki itirazında, yetkili olan icra dairesinin neresi olduğu da mutlaka belirtilmelidir.
Kısmi İtiraz
Borçlu borcun tamamına değil de bir kısmına itiraz ediyorsa (Örneğin: "100.000 TL borcum yok, sadece 20.000 TL borcum var"), itiraz ettiği miktarı açıkça belirtmelidir. Belirtmezse, itiraz edilmemiş sayılır. Kabul edilen kısım için takip devam eder, itiraz edilen kısım için takip durur.
8. İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Davaları
Borçlu, ilamsız icra takibine süresi içinde itiraz edip takibi durdurduğunda, alacaklının elinde iki temel hukuki yol bulunur. Hangi yolun seçileceği, alacaklının elindeki belgelerin "İİK Madde 68" kapsamında olup olmadığına göre belirlenir.
a) İtirazın İptali Davası (Genel Mahkemeler)
Alacaklının elinde noter onaylı bir belge veya resmi dairelerden alınmış bir makbuz yoksa; yani alacak fatura, cari hesap veya adi yazılı bir sözleşmeye dayanıyorsa açılması gereken dava "İtirazın İptali Davası"dır.
- Görevli Mahkeme: Genellikle Asliye Hukuk veya Asliye Ticaret Mahkemeleridir.
- Süre: İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır.
- İcra İnkar Tazminatı: Eğer alacaklı davasında haklı çıkarsa ve alacak "likit" (belirlenebilir) ise, borçlu aleyhine asıl alacağın en az %20’si oranında "icra inkar tazminatı"na hükmedilir. Bu, borçluyu haksız yere itiraz etmekten caydıran en önemli mekanizmadır.
- Arabuluculuk Şartı: Ticari davalarda, itirazın iptali davası açmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır.
Bu dava türü, tam bir yargılama gerektirir. Bilirkişi incelemeleri, tanık dinletilmesi ve delillerin toplanması süreçlerini kapsadığından, uzman bir icra avukatı ile çalışmak, davanın seyri ve ispat yükümlülüğü açısından kritik önem taşır.
b) İtirazın Kaldırılması Davası (İcra Mahkemesi)
Bu yol, itirazın iptali davasına göre çok daha hızlı ve pratik bir yoldur. Ancak bu davayı açabilmek için alacaklının elinde İcra İflas Kanunu'nun 68. maddesinde sayılan "kesin delil" niteliğinde belgeler olmalıdır. Bu belgeler şunlardır:
- İmzası borçlu tarafından ikrar edilmiş (kabul edilmiş) adi senet,
- Noterlikçe düzenlenmiş veya onaylanmış senetler,
- Resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde verdikleri belgeler (Örn: Aciz vesikası),
- Kredi kurumlarınca düzenlenen belgeler.
Bu dava, İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülür ve basit yargılama usulüne tabidir. Mahkeme şekli bir inceleme yapar; alacağın esasını derinlemesine araştırmaz. Alacaklı haklı bulunursa itiraz kaldırılır ve takip devam eder.
9. İlamlı İcra ve Mahkeme Kararlarının İnfazı
Bir mahkeme kararına (ilam) dayanan alacaklarda süreç, ilamsız takipten çok daha farklı ve güçlü ilerler. İlamlı icra, hakkın mahkemece tescillendiği durumlarda başvurulan yoldur.
Sürecin İşleyişi
- İcra Emri Gönderilmesi: İlamlı icrada borçluya "Ödeme Emri" değil, "İcra Emri" gönderilir.
- İtiraz Edilemezlik: Borçlu, ilamlı icra takibine karşı "Borcum yoktur" diyerek basitçe itiraz edemez. Çünkü ortada bir mahkeme kararı vardır.
- Takibin Durdurulması Zorluğu: İlamlı icrayı durdurmanın tek yolu, Yargıtay veya İstinaf aşamasında "Tehir-i İcra" (İcranın Geri Bırakılması) kararı getirmektir. Bunun için de borçlunun icra dosyasına borcun tamamını "teminat" olarak yatırması gerekir.
Zamanaşımı: İlamlar kural olarak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. 10 yıl içinde takibe konulmayan mahkeme kararları "kadük" hale gelebilir.
10. Çek ve Senetler İçin İcra (Kambiyo Takibi)
Ticari hayatta en sık kullanılan ödeme araçları olan çek ve bonolar (senetler), özel bir takip usulüne tabidir: Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu. Bu yöntem, alacaklıya büyük sürat kazandırır.
Kambiyo Takibinin Özellikleri
- Ödeme Süresi: İlamsız takipte 7 gün olan ödeme süresi, kambiyo takibinde 10 gündür.
- İtiraz Süresi: Borçlu, borca veya imzaya itirazlarını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde İcra Mahkemesi'ne "dava açarak" bildirmelidir. Sadece icra dairesine dilekçe vermek yetmez.
- Takibin Durmaması: En önemli fark buradadır; borçlu mahkemeye itiraz davası açsa bile, mahkemeden ayrıca bir "tedbir kararı" almadığı sürece takip durmaz. Alacaklı haciz işlemlerine devam edebilir (ancak satış yapamaz).
Dikkat Edilmesi Gereken Husus: Senedin Vasfı
Elinizdeki belgenin kambiyo senedi vasfını taşıyıp taşımadığı çok iyi incelenmelidir. Senet üzerinde "düzenleme tarihi", "imza", "miktar" ve "ödeme emri (ödeyiniz ibaresi)" gibi zorunlu unsurlardan biri eksikse, borçlu "Kambiyo Vasfına Şikayet" yoluyla takibi iptal ettirebilir. Bu durumda hem zaman kaybedersiniz hem de karşı tarafa vekalet ücreti ödemek zorunda kalırsınız.
11. Haciz Aşaması: Malların Tespiti ve Muhafaza
Takip kesinleştikten sonra (borçlu itiraz etmezse veya itirazı mahkemece kaldırılırsa), alacağın tahsili için devletin cebri gücünün sahaya indiği aşama "Haciz" aşamasıdır. Alacaklı, takibin kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde haciz istemek zorundadır, aksi takdirde takip düşer.
Haciz işlemleri günümüzde iki ana kategoride yürütülmektedir: UYAP üzerinden yapılan sorgulamalar (Masa başı haciz) ve fiili haciz işlemleri.
a) UYAP Üzerinden Mal Varlığı Sorgulama ve Haciz
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte icra daireleri, borçlunun malvarlığını dijital ortamda tespit edip anında haciz koyabilmektedir. Avukatlar ofislerinden çıkmadan şu işlemleri yapabilir:
- Araç Haczi: Emniyet Genel Müdürlüğü sistemi üzerinden borçlu adına kayıtlı araçlar sorgulanır ve üzerine "yakalamalı" veya "yakalamasız" haciz şerhi işlenir.
- Taşınmaz (Tapu) Haczi: TAKBİS sistemi üzerinden borçlunun gayrimenkulleri tespit edilir ve tapu kaydına haciz şerhi konulur.
- Banka Haczi (89/1 Haciz İhbarnamesi): Borçlunun bankalardaki hesaplarına elektronik ortamda bloke konulması işlemidir.
- Maaş Haczi: Borçlunun SGK kaydı sorgulanarak çalıştığı iş yerine maaş haczi müzekkeresi gönderilir. İşveren, borçlunun maaşının 1/4'ünü (nafaka borçları hariç) kesip icra dairesine yatırmakla yükümlüdür.
b) Fiili Haciz (Eve veya İş Yerine Gidilmesi)
Alacaklı vekili ve icra memurunun, borçlunun adresine bizzat giderek yaptığı işlemdir. Bu işlem, hem maddi değeri olan malların tespiti hem de borçlu üzerinde psikolojik baskı oluşturarak ödemeye teşvik edilmesi açısından önemlidir.
Eve Haciz Gelir mi? Eşyalar Alınır mı? (Önemli Değişiklik)
Son yapılan yasal düzenlemelerle (İcra İflas Kanunu'ndaki değişiklikler), ev eşyalarının haczi konusunda önemli sınırlamalar getirilmiştir. Artık borçlunun ve ailesinin yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli olan buzdolabı, çamaşır makinesi, koltuk takımı, televizyon gibi eşyalar haczedilemez.
Ancak bu kuralın istisnaları vardır:
- Aynı eşyadan evde birden fazla varsa (Örn: İki adet televizyon varsa biri alınabilir),
- Eşya "lüks" statüsündeyse (Örn: Antika değeri olan mobilyalar, çok yüksek değerli sanat eserleri),
- Para, kıymetli evrak, altın veya gümüş gibi değerli madenler her zaman haczedilebilir.
12. Satış ve Paraya Çevirme İşlemleri
Haczedilen malın sadece tutulması (muhafaza altına alınması) alacaklıya para kazandırmaz. Haczedilen malın satılarak paraya çevrilmesi gerekir. İcra hukukunda satış talebi süreleri hayati öneme sahiptir.
Satış İsteme Süreleri
Yeni düzenleme ile birlikte (İİK m. 106 ve m. 110), hem taşınır (araba, eşya vb.) hem de taşınmaz (ev, arsa vb.) mallar için satış isteme süresi, haciz tarihinden itibaren 1 yıldır. Eğer alacaklı 1 yıl içinde satış talebinde bulunup satış avansını yatırmazsa, o mal üzerindeki haciz düşer (kalkar).
İhale ve E-Satış Dönemi
Eskiden mezat salonlarında yapılan açık artırmalar, artık yerini tamamen Elektronik Satış Portalı (esatis.uyap.gov.tr) üzerinden yapılan ihalelere bırakmıştır. Süreç şu şekilde işler:
- Kıymet Takdiri: Önce bilirkişi tarafından malın değeri belirlenir.
- İlan: Satış şartları ve malın özellikleri ilan edilir.
- Teklif Verme: İhaleye katılmak isteyenler, muhammen bedelin (belirlenen değerin) %10'u kadar teminat yatırarak internet üzerinden teklif verirler.
- İhale Sonucu: Mal, en yüksek teklifi verene satılır. Ancak teklif edilen bedel, muhammen bedelin %50'sini ve satış masraflarını karşılamak zorundadır. Aksi halde satış gerçekleşmez.
Satıştan elde edilen para, önce satış masrafları ve varsa devletin rüçhanlı alacaklarına (vergi, resim vb.) ayrılır. Kalan miktar dosya alacağına mahsuben alacaklıya ödenir. Eğer para artarsa borçluya iade edilir; yetmezse alacaklıya bakiye borç için "Aciz Vesikası" verilir.
13. İcra Masrafları ve Vekalet Ücretleri Hesaplaması
İcra takibi başlatmak isteyen alacaklıların en çok merak ettiği konulardan biri maliyetlerdir. İcra süreci, "peşin masraf" sistemiyle çalışır. Yani alacaklı, süreci başlatmak için gerekli harç ve giderleri baştan yatırır; tahsilat yapıldığında bu masrafları borçludan geri alır.
Başlangıç Masrafları Nelerdir?
- Başvurma Harcı: Her yıl yeniden değerleme oranına göre belirlenen maktu (sabit) bir tutardır.
- Peşin Harç: Takip çıkış miktarının binde 5'i oranında alınan harçtır. (İlamlı takiplerde maktu harç alınır).
- Vekalet Harcı: Avukatla takip açılıyorsa yatırılması zorunlu olan maktu harçtır.
- Gider Avansı: Tebligat, dosya masrafı, baro pulu gibi giderler için yatırılan avanstır.
İcra Vekalet Ücreti
İcra dosyasında borçlunun ödemekle yükümlü olduğu, avukatın emeğinin karşılığı olan ücrettir. Bu ücret, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanır ve borçludan tahsil edilerek avukata ödenir. Alacaklı ile avukatın kendi aralarında anlaştığı "akdi vekalet ücreti" ise bundan bağımsızdır.
14. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
İcra takibi ne kadar sürer?
İcra takibinin süresi; borçlunun itiraz edip etmemesine, malvarlığı durumuna ve tebligat sürecinin hızına göre değişir. Borçlu itiraz etmezse ve maaşı/malı varsa 1-3 ay içinde tahsilat başlayabilir. Ancak itirazın iptali davası açılması gerekirse süreç mahkeme yoğunluğuna göre 1-2 yılı bulabilir.
Borcumu ödemezsem hapse girer miyim?
Genel kural olarak "ekonomik suça ekonomik ceza" ilkesi gereği, sadece borcu ödememek hapis cezası gerektirmez. Ancak; taahhüdü ihlal (ödeme sözü verip tutmama) veya nafaka borcunu ödememe gibi özel durumlarda tazyik hapsi kararı çıkabilir. Ayrıca usulüne uygun tebligata rağmen mal beyanında bulunmamak da disiplin hapsi gerektirebilir.
Emekli maaşına haciz konulabilir mi?
Hayır, 5510 sayılı kanuna göre emekli maaşları (nafaka borçları ve SGK prim borçları hariç) borçlunun açık muvafakati (izni) olmadan haczedilemez. İcra dairesi sehven haciz koysa bile İcra Hukuk Mahkemesi'ne şikayet yoluyla bu haciz kaldırılabilir.
Avukatsız icra takibi açabilir miyim?
Evet, yasalarımıza göre kişiler kendi davalarını ve takiplerini bizzat yürütebilirler. Ancak icra hukuku; sürelerin, şekil şartlarının ve usul kurallarının çok katı olduğu bir alandır. Yapılacak en küçük bir usul hatası (yanlış takip türü, süresinde itiraz etmeme vb.) haklıyken haksız duruma düşmenize ve maddi kayıp yaşamanıza neden olabilir.
İcra dosyası ne zaman düşer (zamanaşımı)?
İcra dosyasında son işlem tarihinden itibaren 1 yıl (bazı durumlarda yenileme ile uzayabilir) boyunca hiçbir işlem (haciz, satış, tebligat vb.) yapılmazsa dosya işlemden kaldırılır (düşer). Yenileme harcı yatırılarak dosya tekrar aktif hale getirilebilir. Ancak alacağın esasına ilişkin genel zamanaşımı süreleri saklıdır.
Borçlu icra masraflarını ve avukatlık ücretini ödemek zorunda mı?
Evet. İcra takibi başlatıldığında, asıl borcun üzerine; takip tarihinden itibaren işleyecek faiz, icra dairesine ödenen harçlar, tebligat giderleri ve yasal avukatlık ücreti eklenir. Borçlu, dosyayı kapatmak için bu kalemlerin tamamını ödemekle yükümlüdür.
Oturduğum ev (aile konutu) borcumdan dolayı satılır mı?
Borçlunun haline münasip evi (yaşamını sürdürmesi için zorunlu olan tek evi) kural olarak haczedilse bile satılamaz. Borçlu, evine haciz konulduğunu öğrendikten sonra süresi içinde İcra Mahkemesi'ne "Meskeniyet Şikayeti"nde bulunmalıdır. Ancak ev lüks ise veya borç evin ipoteğinden kaynaklanıyorsa ev satılabilir.
Banka hesabıma bloke (e-haciz) konuldu, nasıl kaldırabilirim?
Bankadaki bloke, icra borcunun tamamının ödenmesiyle veya alacaklının (veya vekilinin) onayıyla kalkar. Eğer borcun tamamını ödeyecek gücünüz yoksa, alacaklı vekili ile görüşüp bir ödeme protokolü (taksitlendirme) yaparak blokenin kaldırılmasını talep edebilirsiniz.
Gerçekte olmayan bir borç için icra kağıdı geldi, ne yapmalıyım?
Eğer borcunuz olmadığı halde bir ödeme emri aldıysanız, tebliğ tarihinden itibaren derhal (ilamsız takiplerde 7 gün içinde) icra dairesine giderek "Borca İtiraz" etmelisiniz. Eğer bu süreyi kaçırırsanız borç kesinleşir. Bu durumda borçlu olmadığınızı ispatlamak için "Menfi Tespit Davası" açmanız gerekir.
Sonuç: Alacak Takibinde Profesyonel Yönetim
İcra hukuku, sadece bir dilekçe verip beklemekten ibaret olmayan, dinamik, strateji gerektiren ve sürekli takip isteyen bir süreçtir. "İcra takibi nedir?" sorusuyla başlayan bu rehberimizde, sürecin ne kadar çok katmanlı olduğunu detaylarıyla inceledik. İster alacağınızı tahsil etmeye çalışan bir alacaklı olun, ister haksız bir takibe maruz kalan bir borçlu; hukuki güvenliğiniz için sürecin her aşamasında bilinçli hareket etmek zorundasınız.
KG Hukuk olarak, müvekkillerimizin alacaklarını en hızlı ve en az maliyetle tahsil etmeleri için teknolojik altyapımız ve uzman kadromuzla sürecin her aşamasını titizlikle yönetiyoruz. Hukuki sorunlarınızın çözümü ve profesyonel destek için KG Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Yükleniyor...

- 📱 0532 064 5336
- ☎️ 0216 606 60 36
- 📍 Maltepe / İSTANBUL



