Arabulucu ve Avukat Farkı
En kısa tanımıyla arabuluculuk, tarafların, bir veya daha fazla arabulucunun yardımı ile bir anlaşmaya varmak için ihtilaflı meseleler üzerinde görüşme yaptıkları bir uyuşmazlık çözüm sürecini ifade eder. Daha detaylı bir tanıma göre ise arabuluculuk, üçüncü kişinin tarafları bir araya getirerek müzakere edebilmelerini sağladığı ve aralarındaki iletişimi kolaylaştırdığı, çözüme ilişkin karar verme yetkisinin taraflarda kaldığı, sürece ilişkin tavsiye veya karar verme yetkisinin ise üçüncü kişide olduğu bir yapılandırılmış uyuşmazlık çözüm sürecidir. Arabuluculuğun temel amacı, mahkemelerin yoğunluğunu azaltmak değil, taraflar arasındaki iletişimsizliği arabuluculuk eğitimi almış profesyoneller yardımıyla gidermektir.
Avukat ise hukuki ilişkilerin düzenlenmesi ve hukuki uyuşmazlıkların çözümünde bilgi ve tecrübesini adaletin hizmetine ve kişilerin yararlanmasına sunan kimsedir. “Avukat” uyuşmazlık taraflarından birini temsil eder; onun hak ve menfaatlerinin korunmasına yardımcı olur; dolayısıyla taraflıdır. “Arabulucu” ise uyuşmazlığın çözümüne yardımcı olur, tarafı temsil etmez; bilakis tarafsızdır. Avukat hukuki bilgisi ile taraflara hizmet sunarken arabulucu, tarafa hukuki açından görüş vermez, yol göstermez. Ancak bu konuda bir ihtiyaç olması hâlinde, ihtiyaç duyan taraflara bir avukata başvurarak yasal tavsiye (legal advice) almalarını önerebilir. Avukatlık mesleğini icra etmek için, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’ndaki şartları taşıyan hukuk fakültesi mezunlarının avukatlık stajını tamamladıktan sonra bir baroya kayıt olmaları gerekmektedir. Arabulucu olabilmek için ise HUAK’daki şartları taşımak ve Arabuluculuk Daire Başkanlığının tuttuğu sicile kaydolmak gerekir. Her bir taraf avukatını seçerken serbestçe hareket edebilirken, arabulucunun seçimi veya hangi usulle atanacağı konusunda tarafların tümünün ortaklaşa karar vermeleri gerekir.
Arabuluculuk ve avukatlık, hukuk dünyasının iki önemli unsuru olarak sıkça karşılaştırılır. Günümüzde uyuşmazlıkların çözümünde alternatif yollar aranırken, “arabuluculuk ve avukatlık farkı” gibi aramalar artıyor. Bu makalede, arabuluculuğun tarafsız müzakere odaklı yapısını, avukatlığın ise partisan temsil gücünü ele alacağız. Türkiye’de 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile düzenlenen bu süreçler, zaman, maliyet ve sonuç açısından büyük farklılıklar gösterir.
Arabuluculuk Nedir?
Arabuluculuk, taraflar arasındaki uyuşmazlıkları mahkeme dışı yolla çözmeyi amaçlayan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Arabulucu, hukuk eğitimi almış tarafsız bir üçüncü kişidir ve karar verme yetkisi yoktur. Süreç, tarafların kendi iradeleriyle çözüm üretmesini teşvik eder. Örneğin, ticari anlaşmazlıklar, iş hukuku davaları veya aile uyuşmazlıklarında sıkça kullanılır. Arabulucu, müzakereleri yönetir, iletişim köprüsü kurar ve ortak nokta bulmalarına yardımcı olur. Bu yöntem, kazan-kazan prensibine dayalıdır; taraflar ilişkilerini korurken yaratıcı çözümler üretir. Türkiye’de zorunlu arabuluculuk, iş ve ticari davalarda uygulanır ve süreç genellikle haftalar içinde tamamlanır.
Avukatlık Nedir?
Avukatlık ise, müvekkilin haklarını savunmak üzere hukuki temsil sağlayan bir meslektir. Avukat, müvekkilinin tarafında yer alır, dava açar, delil toplar ve mahkemede argümanlar sunar. Avukatlık Kanunu’na göre, avukatlar danışmanlık, temsil ve savunma görevlerini üstlenir. Bu süreç, adversarial (karşıtlık temelli) bir yapıya sahiptir; hakimler karar verir ve sonuçlar bağlayıcıdır. Avukatlık, karmaşık yasal prosedürlerde vazgeçilmezdir, ancak mahkeme süreçleri aylar hatta yıllar sürebilir.
Arabuluculuk ve Avukatlık Arasındaki Ana Farklar
En temel fark, tarafsızlıkta yatar. Arabulucu tarafsızdır ve karar vermez; avukat ise partisan olup müvekkilinin çıkarlarını ön planda tutar. Arabuluculukta süreç gönüllü ve gizlidir; beyanlar delil olarak kullanılamaz. Avukatlıkta ise mahkeme kamuya açıktır ve her şey kayıt altındadır. Zaman açısından arabuluculuk daha hızlıdır – genellikle 1-3 ayda biterken, avukatlık odaklı davalar 1-5 yıl sürebilir. Maliyetler de farklı: Arabuluculuk düşük masraflı (arabulucu ücreti hariç), avukatlık ise mahkeme harçları, bilirkişi ücretleri ve avukat masraflarıyla pahalıdır.
Ayrıca, arabuluculuk iletişim ve uzlaşma odaklıyken, avukatlık rekabet ve zafer temellidir. Arabuluculukta avukatlar da katılabilir; hatta temsil edilmeyen taraflar dezavantajlı olabilir, çünkü hukuki nüansları kaçırabilirler. 35/A uzlaşması gibi özel durumlarda avukat zorunludur ve süreç avukatlarca yönetilir, bu da arabuluculuğun esnekliğinden farklıdır. Arabuluculuk, ilişkileri korur (örneğin ticari ortaklıklarda); avukatlık ise kutuplaşma yaratabilir.
Arabuluculuğun Avantajları ve Dezavantajları
Avantajları arasında hız, düşük maliyet, gizlilik ve ilişkilerin korunması sayılabilir. Dezavantajları ise anlaşma sağlanamazsa sürecin boşa gitmesi ve mahkeme kararının kesinliğinden yoksun olmasıdır. Avukatlıkta ise avantaj, yasal koruma ve icra edilebilirlik; dezavantajı ise stres ve yüksek maliyetlerdir.
Ne Zaman Hangi Yöntemi Seçmelisiniz?
Basit uyuşmazlıklarda (örneğin alacak-verecek) arabuluculuk idealdir. Karmaşık veya ilkesel davalarda avukatlık tercih edilir. Her ikisinde de profesyonel destek almak, hak kayıplarını önler. Türkiye’de arabuluculuk teşvik ediliyor, çünkü mahkemelerin yükünü azaltıyor.
Sonuç olarak, arabuluculuk ve avukatlık farkı, uyuşmazlık çözümünde farklı yaklaşımlar sunar. Arabuluculuk dostane ve hızlı bir yol iken, avukatlık güçlü bir savunma mekanizmasıdır. Doğru seçim, durumunuza göre değişir. Daha fazla bilgi için uzman bir avukata danışın.
Yükleniyor...

- 📱 0532 064 53 36
- ☎️ 0216 606 60 36
- 📍 Maltepe / İSTANBUL



